İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2756 K.2019/2443

Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu…

Esas2018/2756Karar2019/2443Tarih2 Nisan 2019Okuma6 dk · 1.252 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/2756 E., 2019/2443 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 16. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.252 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, HMK’nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...’ne bağlı ...Fakültesi Eğitim Bilimleri bölümü içerisinde bulunan kreşte 20/06/1998 tarihinde mutfak görevlisi olarak çalışmaya başladığını, Eylül 2003 tarihinde ... Üniversitesi’ne bağlı ...

Kreşi ile ...Fakültesi’ndeki kreşin birleşmesinin ardından Tandoğan kreşinde çalışmaya devam ettiğini, işçi ücretlerinin döner sermaye tarafından elden ödendiğini, davacının 2004 yılının Ocak ayından itibaren üniversiteden ihale alan şirketler bünyesinde 1 yıllık sözleşmeler imzalamak suretiyle çalışma koşulları ve yeri değişmeden üniversiteye bağlı kreşte sigortalı gösterilerek çalıştığını, çalışmasının halen devam ettiğini, sigortalı olmak için 01/021999 tarihinde ....

San. ve Tic. Ltd. Şti’de ek işe başladığını, üniversiteden sigortasının yapılacağının söylenmesi nedeniyle ... Mam. Ltd. Şti’nden ayrıldığını, üniversiteye bağlı kreşte çalışmaya devam ettiğini, sigortasının yatmaması nedeniyle işten ayrılmadan isteğe bağlı sigortalılıktan faydalandığını, SSK kayıtlarında davacının 01/02/1999 tarihinde .... Ltd.

Şti’nde 15 gün çalışmasının gösterildiğini, 01/04/2001-31/07/2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta yatırıldığını, Mart 2003 tarihinden itibaren 87 günlük hizmetinin ...

Üniversitesi’nden de bildirildiğini, 29/12/2003 tarihinde işe girişi gösterilmeden işten çıkışının gösterildiğini belirterek, davacının davalı ...’nde belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 20/06/1998 tarihi olarak tespitine, bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/03/2017 tarihli talep açıklama dilekçesi ile, 20/06/1998-15/01/2004 tarihleri arası hizmet tespiti isteminde bulunduğunu belirtmiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet, derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, husumet, derdestlik ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, çalışanların prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin kuruma bildirilmesi gerekitğini yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararı :

İlk derece mahkemesince; "Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile,

1-a)Davacının davalı işyerinde 16.02.1999-31.03.2001 tarihleri arasında 404 gün süre ile asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine,

b)Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu

Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın kanıtı için Kuruma verilmesi gereken belgelerin olmadığını, yazılı belge olmadığını, bordro tanıkları dinlenmediğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkemece yeterince araştırma yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... Üniv. Rektörlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çalışmanın kesintiye uğramadığı, ihtiyari sigortalı olduğu sürelerin reddinin de doğru olmadığı, davanın reddedilen kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etti.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi;

Özetle "Somut olayda, davacının 01/02/1999 tarihinden itibaren 15 gün 201931 numaralı ... Mam. San. Tic. Ltd.

Şti. işyerinde, 29/12/2003 tarihinden itibaren 87 gün davalıya ait 1054620 numaralı işyerinden sigortalı bildiriminin yapıldığı, 2004 yılından itibaren farklı işyerlerinde sigortalı gösterildiği, 01/04/2001-31/07/2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, davalının 07/01/2016 tarihli yazısına göre üniversitenin 1998 yılında taşeron firmalarla çalışmadığı, Kamu kurumlarında elden ödeme olmadığı, davacıya da döner sermayeden elden ödeme yapılmadığının belirtildiği, yine davacıyla ilgili yazılı kayıt olmadığının üniversitenin çeşitli cevabi yazılarıyla bildirildiği,

mahkemece getirtilen işveren dönem bordrolarında dava edilen dönem itibarıyle tanık isimlerinin bulunmadığı, isim bulunmayan sicil numaralarının kime ait olduğunun belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 31/03/2001 tarihinden sonraki dönem için açılan davanın reddedildiği, davacı tarafın istinafı olmaması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden kesintiye uğrayan bu tarihin esas alınması gerektiği, dava tarihi itibarıyle hüküm altına alınan dönemin hak düşürücü süreye uğradığı anlaşıldığından, mahkeme kararı kaldırılarak bu doğrultuda davanın reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.

F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

“ 1)Davalı vekili ile fer'i müdahil kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince KABULÜNE,

... 16. İş Mahkemesi'nin 2015/897 E., 2017/337 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2)Davanın, 31/03/2001 tarihinden sonraki dönem yönünden sübut bulmadığından, önceki dönem yönünden hak düşürücü süreye uğramış olduğundan REDDİNE,” şeklindedir.

G)Davacı Vekilinin Temyiz Nedenleri;

Davacı vekili; Yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurdukları halde başvurularının olmadığından bahisle hak düşürücü süreden red kararı verilmesinin hatalı olduğu, hek düşürücü sürenin geçmediği, dinlenen tanıkların bordro tanığı olup doğruladığı gerekçeleriyle istinaf kararının bozulmasını talep etmiştir.

H) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, yerel mahkeme kararında işaret olunduğu üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf talebi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere karar tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 8/2.maddesine “İstinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür”. Aynı Kanunun 15. maddesine göre ise bu Kanunda açıklık bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunun hükümleri uygulanacağına işaret edilmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre ise kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir).

Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal“ olarak anlaşılması zorunludur.

Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veye gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.

Davanın tümden kabul veya tümden reddedildiği hallerde, reddedilen bir talebi bulunmadığından davacının veya davacı yararına kurulan bir hüküm bulunmadığından davalının kararı temyizde ilke olarak hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmekte ise de tarafların kararın gerekçesini temyiz etme hakları bulunduğundan gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmelidir.

Nitekim davacı ve davalılar vekillerinin kararın tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde sundukları istinaf yoluna başvurularına dair dilekçeleri ile kararı istinaf ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı vekilinin gerekçeli karar tebliğinden itibaren süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvuru talebi bulunduğu ve buna ilişkin istinaf kanun yoluna başvurma harcını da süresi içerisinde yatırdığı halde davacı tarafın istinaf talebi değerlendirilmeksizin sadece davalılar yönünden istinaf incelemesi yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.

Bütün bu açıklamalar doğrultusunda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye mahkemesince yapılacak iş, davacı tarafın istinaf talebi yönünden işin esasına geçilmek suretiyle bir karar verilmesinden ibarettir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile 6100 sayılı HMK’nun 371/1-ç maddesi gereğince Karara etki eden yargılama eksiklikleri gözetilerek, bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın incelenmek üzere BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/2756, K. 2019/2443, 2 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2756
Karar No
2019/2443
Tarih
2 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/2757 K.2019/4316
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/2757 K.2019/6603
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/2758 K.2019/4315
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/2759 K.2019/1645
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2760 K.2019/2439
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/2760 K.2019/2936

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.