KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/14911 E., 2016/6374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süreleri ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK'nın 31. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu yaş grubunda olan çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan üç aydan fazla hapis cezasına ilişkin ilamlar nedeniyle TCK’nın 51. maddesinin uygulanması açısından yasal engel bulunduğu ve bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususlarda yer alan bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun aynı binanın farklı katlarında oturan mağdurların evlerinin önünde bulunan ayakkabıları çalması eyleminde mağdur sayısı kadar cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, mağdurlara yönelik her iki suç yönünden hakkında zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uygulanması karşı temyiz olmadığından ve 5237 sayılı TCK'nın 61/4-5. fıkraları uyarınca zincirleme suç nedeniyle temel cezada önce artırım yapılması, bu şekilde belirlenen ceza üzerinden de teşebbüs hükümlerine göre indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, soruşturma ve kovuşturma evresinde atanan zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesi,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/14911, K. 2016/6374, 19 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama