KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/9242 E., 2016/875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Tebliğname No
- 6 - 2011/330272
- Mahkemesi
- Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 20/04/2011
- Numarası
- 2010/191 (E) ve 2011/36 (K
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Kanun'un 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
2- Antalya 14 Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ esas 2009rar sayılı ilamı, Antalya 14 Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ esas 2009 karar sayılı ilamı, Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 2008 esas 2008/ karar sayılı ilamı nedeni ile sanığın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ E- 2009/ K sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Ü.. A.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321.
maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde öngörülen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye; diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmek suretiyle;
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/9242, K. 2016/875, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama