İçeriğe geç
AC
22. Hukuk Dairesi Esas: 2012/18924 Karar: 2012/22726 Tarih: 2012

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/18924 K.2012/22726 (2012-10-15)

DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine, karşı davacı, işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

Karar Özeti

DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine, karşı davacı, işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

Karar Detayı

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/18924 E. , 2012/22726 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine, karşı davacı, işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işveren; davalı işçinin iş sözleşmesinin, 13/05/2003 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle taraflarınca feshedildiğini, davalı işçinin Büyükçekmece Asliye (İş) Mahkemesinde açmış olduğu işe iade davasının kabul ile sonuçlanarak kesinleşmesi üzerine,davacının 24.01.2005 tarihinde işe başlatıldığını, ilk fesih yargı kararı ile geçersiz kılındığından kendisine ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarından, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca hükmedilen dört aylık boşta geçen süre ücretinin tenzili ile bakiyesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı işçi; 13.05.2003 tarihli ilk fesih sonrası açmış olduğu işe iade davasının kesinleşmesi üzerine, 24.01.2005 tarihli ihtarname ile işe iade için başvurduğunu, işverenin 24.01.2005 tarihinde işe başlatmayı kıdem ve ihbar tazminatlarının iade edilmesi şartına bağladığını, işveren tarafından bildirilen günde işe başlamasına rağmen önce on, daha sonra da iki günlük ücretli izine çıkarıldığını, izin dönüşünde ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarının iade edilmediğinden bahisle iş akdinin yeniden feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının geri ödenmesi şartına bağlı olarak işe başlatma kabulünün, işe başlatmama niteliğinde olduğunu ileri sürmüş ve Büyükçekmece Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin ilgili işe iade davası sonucu hükmedilen, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı ile dört aylık boşta geçen sürede emsal işçilere uygulanan zam farkının tahsilini talep etmiştir.

Yukarıda özetlenen dava ve karşı davanın devamı sırasında, davalı- karşı davacı işçi tarafından, işveren tarafından işe iade kararı sonrasında işe başlatıldıkları ancak oniki gün sonra kıdem ve ihbar tazminatlarının iade edilmemesi nedeni ile iş akdinin 07.02.2005 tarihinde haksız olarak ikinci defa feshedildiği iddiası ile Bakırköy 1. İş Mahkemesinde işe iade davası açılmıştır. Davalı – karşı davacı tarafından açılan ikinci işe iade davası da kabul ile sonuçlanarak kesinleşmiştir. Davalı- karşı davacı işçi kesinleşen ikinci işe iade kararına istinaden süresi içerisinde işe iade başvurusunda bulunduğunu ancak işveren tarafından fiilen işe başlatılmadığını ileri sürerek Bakırköy 8. İş Mahkemesinde açmış olduğu dava ile kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatı, dört aylık boşta geçen süre ücret alacağı ve yıllık izin alacağının tahsilini talep etmiştir. Her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece, davacı- karşı davalı işverenin, ilk işe iade davasından sonra davacı işçiyi işe başlatmış olması nedeni ile ilk işe iade davası sonucunda hükmedilen işe başlatmama tazminatından sorumlu tutulamayacağı, bu dava da hüküm altına alınan dört aylık ücret ve sosyal haklardan ise sorumlu olacağı, ikinci işe iade davası sonucunda hükmedilen boşta geçen süre ücretini ve işe başlatmama tazminatının ise davalıdan tahsili gerektiği, işçinin kıdem süresine, iki ayrı işe iade sonucunda hükmedilen, toplam sekiz aylık süre ile ilk iadeden sonra işveren tarafından ücretli izin kullandırılan oniki günlük süre eklenmesi gerektiği kanaatine varılarak davacı işveren tarafından ödenen kıdem ve ihbar tazminatı tenkis edilmek sureti ile işçinin açmış olduğu karşı dava ile birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kesinleşen işe iade kararından sonra işe iade için başvuran ve işe başlatıldıktan sonra ikinci defa iş sözleşmesi feshedilen işçinin, ikinci kez işe iade davası açması ve tekrar işe iadesine karar verilmesi üzerine işe başlatılan ancak yıllık izne gönderilmemeyi kabul etmemesi sonucu işten çıkarılması üzerine, işverenin her iki işe iade davasının sonucundan sorumlu olup olmayacağı veya her iki işe iade davasının hangi sonuçlarından sorumlu olacağının tespiti noktasında toplanmaktadır. Davacıların ilk işe iade kararı üzerine işe başlatılarak iş sözleşmesinin yeniden feshedildiği, kesinleşen ikinci işe iade kararı ile sabittir. Bu sebeple davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresine sekiz aylık boşta geçen süre ücretinin eklenmesinde hata bulunmamaktadır. Ancak, ilk işe iade kararından sonra, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı ile dört aylık boşta geçen süre içerisinde emsal işçilere uygulanan zam farkının tahsili talebi ile karşı dava açmış bulunan davacının aynı feshe ilişkin olarak Bakırköy 1. İş Mahkemesinde işe iade davası açmış olması sebebi ile ilk işe iade kararı sonrası işe başlatılmış olduğunun davacının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda karşı dava dilekçesi ile talep edilen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti istemlerinin reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, 14.01.2010 tarihli dilekçe ile karşı dava ve birleştirilen dava dilekçelerinde gösterilen miktarlar toplanarak bakiye miktar üzerinden yapılan ıslah doğrultusunda kabul kararı verilmiş olması hatalıdır. Ayrıca, davalı – karşı davacı işçinin 02.12.2005 tarihli karşı davasında dört aylık boşta geçen süre ücretinin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. İşveren tarafından açılan davada dört aylık boşta geçen süre ücret alacağı miktarı mahsup edilerek talepte bulunulmuş olması sebebi ile karşı davacı işçi yalnızca bu dönemde emsal işçilere yapılan zam oranınında ücret farkı talep etmiş bulunmaktadır. Mahkemece, ilk fesih sonrası hükmedilen dört aylık boşta geçen süreye ücretine ilişkin tahsil talebi bulunmadığı dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuştur. Davalı – karşı davacı işçi 02.12.2005 tarihli karşı davasının ilk fesih sonrası dört aylık boşta geçen süre ücret alacağı olmayıp, bu dönemde emsal işçilere yapılan zam oranınında eksik tespit edilen ücret farkı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmalıdır. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İşçi ilk işe iade kararı üzerine işe başlatılmış, ancak ödenen kıdem/ihbar tazminatının iadesi şartına bağlandığı ve izin sonrası ikinci kez feshedildiği için ikinci işe iade davası açmış; işveren, ilk fesih sonrası ödediği tazminatların sebepsiz zenginleşme hükümleriyle iadesini istemiştir.

Hukuki İlke: İlk işe iade sonrası işe başlatılan işçi, ilk işe iade davasında hükmedilen işe başlatmama tazminatını talep edemez; ancak dört aylık boşta geçen süre ve ikinci işe iade sonuçlarından işveren sorumludur. İşçi aynı feshe ilişkin ikinci işe iade davası açarak işe başlatıldığını kabul etmişse, o dönem için karşı davadaki kıdem/ihbar/yıllık izin istemleri reddedilmelidir; iki iadeye ilişkin sekiz aylık boşta geçen süre kıdeme eklenir. Kararda 4857 sayılı İş Kanunu 21. madde geçmektedir.

Uygulama Sonucu: Bozma.

Dava Strateji Notu: İşe başlatma ödenen tazminatların iadesi gibi ağır bir şarta bağlanırsa bu 'işe başlatmama' sayılabilir. Ancak işçi işe başlatıldığını kabul edip ikinci iade davası açtıysa, aynı dönem için önceki işe başlatmama tazminatını ve kıdem/ihbarı ayrıca isteyemez; taleplerin hangi feshe ait olduğunu net ayırın.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla