KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/275 E., 2012/13877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının Koordinatör Yardımcısı olarak işe başladığını, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.08.2010 tarih ve 2010/3-2 sayılı inceleme raporunda koordinatör yardımcısı kadrosunun ihdas edilme amacının tamamen davacıya menfaat sağlamak niyeti taşıdığı, davacının çalıştığı dönem itibariyle hiçbir projeye imza atmadığı hiçbir şekilde şirketin koordinasyonunda yer almadığının tespit edildiğini, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İş Müfettişlerince düzenlenen raporda davacı ile doğrudan doğruya ilgili bir hususun olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin faaliyetleri ile ilgili tespitlerin yer aldığı, 4857 sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca iş akdinin haklı nedenle feshedildiği hususunda ispat yükümlülüğü kendisinde bulunan davalı tarafça davacının şirketi zarara uğrattığı, haksız kazanç elde ettiği hususunun ispat edilememiş olması gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanunu'un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı işyerinde, Koordinatör Yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 27.08.2010 tarih ve 2010/3-2 sayılı müfettiş raporu doğrultusunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü'nün Bakan adına imzalı talimat yazısı üzerine haklı nedenle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, müfettiş raporunda belirtildiği üzere, davalı şirketteki koordinatör yardımcılığı kadrosunun usülsüz olarak ihdas edildiği, bu rapor doğrultusunda davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmakla, fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/275, K. 2012/13877, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama