KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27733 E., 2013/23337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ... Endüstriyel Mamülleri Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde satış elemanı olarak çalışırken ... sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının görevi sırasında emniyeti suistimal suçu işlediğini, ceza dosyasında halen yargılandığını, ... sözleşmesinin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı ... Endüstriyel Mamülleri Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, ... sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 ... Kanunu'nun 26. maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
4857 sayılı Kanun'da, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe neden olan olayda işçinin maddî bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.
Davacı işçi hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Hukuk mahkemesi kendisine açılmış olan bir davayı bütün yönleriyle inceleyip karara bağlamakla yükümlüdür.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Somut olayda, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde haklı fesih için öngörülen hakdüşürücü sürenin işlemeyeceği dikkate alınarak ... 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilecek karar bu davanın sonucunu da etkileyeceğinden ve her iki dava arasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından ... 6. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava sonuçlanıp kesinleşene kadar mahkemece bekletici mesele yapılmalı söz konusu dava kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak kıdem ve ihbar tazminatı istemiyle ilgili sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27733, K. 2013/23337, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama