KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27748 E., 2013/23861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerine ait şantiyelerde 2003 yılının Temmuz ayında soğuk demir işçisi olarak çalışmaya başladığını ve 2009 yılının Şubat ayında askerlik sebebi ile işten ayrıldığını, ancak, müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin işyerinde tam zamanlı ve aralıksız olarak çalışmasına rağmen sigorta primlerinin eksik ödendiğini, bunun yanı sıra kimi zaman da işe girdi çıktı yapılarak işverenin yapımını üstlendiği şantiyelerdeki kooperatifçe sigortasının yapıldığını, davalı şirket kurucusunun vefatından sonra eşi ve çocuklarının başka şirketler kurduğunu ve aynı işyerini devam ettirdiklerini,
müvekkilinin işyerini devralan davalı ... ve ortakları adlı şirket ile davalı ...
İnşaat şirketi tarafından çalıştırılmaya devam ettiğini ve son iki yıldır bu iki şirkette sigortalı olarak gösterildiğini, bütün bu işe giriş çıkışlardan habersiz olan müvekkilinin aralıksız olarak tek bir işverene hizmet ettiğini ancak, davalı işveren ve devreden işverenin muvazaalı olarak müvekkilinin sigorta kayıtlarını gerçeğe aykırı bildirdiğini belirterek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile hafta sonu ve milli bayram çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ... ve ortakları adlı adi firmanın tüzel kişiliğinin ve taraf sıfatının bulunmadığını, davacının müvekkili Ömer ... İnş.
Şirketinde hiç çalışmadığını, bu sebeple müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkillerini ibra ettiğini, davacının müvekkillerinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının 2003 yılında başka bir firmada işe başladığını, müvekkillerinin daimi işçisi olmadığını, davacın soğuk demir işçisi olarak gündelikle çalıştığını ve sigortasının yapıldığını, davacının aldığı ücretin ücret bordrolarında görüldüğünü, davacının fazla mesai, yıllık izin alacağı, hafta sonu ve milli bayram çalışması ücreti talebinin haksız olduğunu,
bu güne kadar itirazi kayıt koymadan bordroları imzalayan davacının bordroda ücret, fazla mesai ve tatil ücreti ödemesi gösterildiğinden sonradan fazla çalışma ve tatil ücreti talep edemeyeceğini, yine işe giriş çıkış kayıtlarını itirazi kayıt koymadan imzalayan ve başka firmalarda çalışan davacının daimi işçi olduğu beyanına itibar edilemeyeceğini, davacının tüm hak edişlerinin müvekkili olduğu şirket tarafından eksiksiz ve kanuna uygun bir şekilde ödendiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalılara ait işyerinde 19.12.2003-17.02.2009 tarihleri arasında beş yıl bir ay yirmisekiz gün, giydirilmiş brüt 1.520,00 TL ücretle, tanık beyanlarına göre genel tatillerde ve ayda bir gün tafta tatilinde çalıştığı ve haftada altı saat fazla mesai yaptığı, davacının askerlik görevini ifa etmek için iş sözleşmesini kendisi sonlandırdığından kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacının çalıştığı işyerlerinin davalıların müteahhitliğini yaptığı kooperatif ve işyerleri olup, aslında davalıların işçisi olmasına rağmen yüklenici olarak iş yapılan bu yerlerde sigortasının gösterildiği,
davalıların birlikte işveren olmaları sebebiyle hüküm altına alınan alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile toplam 13.556,83 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacının iddia ettiği hizmet dönemi içinde 1056073, 1018553 ve 1075577 sicil numaralı işyerlerinde de çalışması olduğu hizmet dökümünden anlaşılmakla, bu işverenlerin kimliği ve ünvanı, davalı ile ilgileri olup olmadığı, ilgileri var ise ne olduğu, davalının bu işverenler için inşaat işi yapıp yapmadığı hususlarının gerek ilgili kurumlardan belgeler getirtilip ve gerekirse şahitlerden de sorulup tespit edilerek, davacının aynı dönem içinde davalılara ait birden fazla inşaatlarda çalıştığının kabulünün yeterince gerekçelendirilmemesi de göz önüne alınarak,
gerek dosyadaki belgeler ve gerekirse yeni celbedilecek belgelerle ve gerekirse şahitlere de açıklattırılarak delillerin somut olarak detaylıca tartışılıp açıklanması sonucunda tüm bilgi ve belgeler ışığında davacının davalılar nezdinde kesintisiz mi yoksa kesintili mi çalıştığının denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklandığı şekilde araştırma ve inceleme yaparak ve gerekirse yeniden bilirkişi raporu alarak, davacının hizmet dökümünde görülen diğer şirketler ile davalılar arasında organik bağ, birlikte istihdam, asıl işveren- alt işveren ilişkisi, işyeri devri gibi hususlar olup olmadığını araştırarak ve çalışma sistem, süre ve saatlerini gerekirse taraf şahitlerinden daha detaylı şekilde yeniden sorarak, davacının davalılar nezdinde kesintisiz mi yoksa kesintili mi çalıştığını denetime elverişli şekilde belirleyip sonuca gitmektir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27748, K. 2013/23861, 8 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama