KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28007 E., 2013/24722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işverence işten çıkarıldığı halde maddi haklarının ödenmediğini bir yıla yakın kendisini oyalayarak ödeyeceğini söylediğini bir yıl sonra 500,00 Tl ödeme dışında başka ödeme yapmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı tarafından cevap verilmemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından yapılan 500,00 TL ödemenin zımni kabul olduğu davacının ... sözleşmesinin işverence feshedildiği; kıdem ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde ... sözleşmesinin sonlandırıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı ... Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 8. ve 37. maddelerinin işverene bu konuda bazı yükümlülükler de gözardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, ... sözleşmesinin taraflarının ispat yükümüne yardımcı nitelikte olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret,
sigorta pirimi, çalışma şartları ve benzeri konularda kanuni güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmiş olması, ... yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma şartlarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında taraflar delillerinin değerlendirilmesi sırasında, işverence düzenlenmesi gereken bu tür belgelerin düzenlenmiş olup olmamasının da gözetilmesi gerekir.
... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı durumlarda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalıdır.
Somut olayda davacı icra takip görevlisi olarak 04.07.2007- 31.07.2010 tarihleri arasında 1.200,00 TL net ücret ile davalı avukat yanında çalıştığını iddia etmiş davalı ise her hangi bir beyanda bulunmamıştır. Dosyaya sunulan en son ücret bordrosunda asgari ücret seviyesinden ücret tahakkuk ettirilmiştir.
Davacı ile aynı işyerinde çalışmış davacı tanığı; davacının 1.200,00 TL üzerinden çalıştığını beyan ederken davacı ile aynı yerde çalışan ve icra takip elemanı olan davalı tanığı ise kendisinin 1.000,00 TL aldığını beyan etmiştir. Dosya içeriği toplanan kanıtlar ve tanık beyanlarına göre davacının son aylık ücretinin net 1.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bu ücret üzerinden dava konusu tazminat ve işçilik alacaklarının hesaplanması gerekirken mahkemece, aylık ücret miktarının talep gibi kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28007, K. 2013/24722, 15 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama