KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/29580 E., 2013/30829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 28.09.2009-07.03.2011 tarihleri arasında aşçıbaşı olarak çalışmakta iken hizmet sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davalı tarafından feshedildiğini, 28.09.2009-01.04.2010 tarihleri arasında 3.000,00 TL, 01.04.2010-07.03.2011 tarihleri arasında net 3.500,00 TL ücretinin olduğunu belirterek, kıdem, ihbar tazminatı ,fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II.- a.,d.,e.,h. maddeleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazanmadığını, davacının ücretinin iddia edildiği gibi 3.000,00 TL- 3.500,00 TL olmadığını banka kayıtlarında ve bodrolarda gözüken miktar kadar olduğunu, fazla çalışma iddiasının tamamen asılsız olduğunu, çalıştığı sürece hafta tatilleri dahil tüm izinlerini kullandığını, genel tatillerin bir kısmında çalışmış olduğunu ve bunun karşılığı ücretlerinin de kendisine ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda tanık beyanlarına göre davacının önce 3.000,00 TL daha sonra 3.500,00 TL aylık net ücretle çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aldığı ücret miktarının doğru olarak tespit edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı
anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler gözönünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı en son aylık net 3.500,00 TL ücret ödendiğini iddia etmiş, dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanığı ... davacının aylık net 3.500,00 TL ücret aldığını beyan etmiş, işyerinde satınalma ve personel kısımında çalışan davalı tanığı Erkan ise davacıya asgari ücret ödendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davacı tanıkları ile davalı ...'in beyanlarındaki ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuştur. Davacının iddia ettiği ücret seviyesi ile davalı tarafın savunması ve işyeri kayıtlarındaki ücret seviyesi arasında büyük miktarda farklılık olup mahkemece meslek kuruluşlarından ücret araştırması yapılmamıştır.
Bu nedenlerle, davacının yaptığı iş, kıdemi ve fesih tarihi belirtilerek yukarıdaki ilkeler doğrultusunda meslek kuruluşlarından da araştırma yapılarak, dosyadaki bilgi ve belgeler tekrar değerlendirilerek davacının ücretinin belirlenmesi ve davacının hak ve alacaklarının belirlenecek bu ücrete göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29580, K. 2013/30829, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama