KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30593 E., 2013/30808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.1997-16.06.2007 tarihleri arasında davalı belediyede kesintisiz olarak çalıştığını, günde onbir saat çalıştırıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.06.1997 tarihinde geçici işçi olarak işe alındığını, iş sözleşmesinin askıya alındığı tarihin 15.07.2006 olduğunu, yıllık çalışmasının altı ayı geçmediğinden yıllık izin hakkının bulunmadığını, iş sözleşmesi feshedilmediği için kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresi noktasındadır. Davacı davalı belediyede 01.01.1997-16.06.2007 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davalı taraf ise davacının geçici işçi olarak çalıştığını, toplam çalışma süresinin ise yaklaşık bir yıl olduğu belirtmiştir. Davacıya ait sigortalı hizmet cetveline göre davacının davalı belediyede kesintili olarak toplam 378 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan iş müfettişi raporunda davacının davalı belediyede 378 günlük fiili çalışmasının bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının 01.06.1997-15.05.2007 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilmiştir. Davacının hizmet süresine ilişkin olarak dosyada bulunan resmi kayıtlar ve aksi ispatlanamayan iş müfettişi raporunun dikkate alınmaması hatalıdır.
Hal böyle olunca mahkemece davacının hizmet süresinin tespiti bakımından resmi kayıtlar dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır. Yukarıda belirtilen bozma gerekçesine göre davacının belirlenecek hizmet süresi dikkate alınarak bu dönemdeki çalışma saatlerine ilişkin resmi kayıtlar ve tanık beyanları değerlendirilerek fazla mesai alacağının değerlendirilmesi gereklidir.
3-Davacının tasarruf teşvik fonu alacağı talebi bakımından görevli yargı yeri bakımından da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Resmi Gazete'nin 14.10.2011 tarihli ve 28084 mükerrer sayısında yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.12.2010 tarih ve 156-328 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tasarrufu teşvik kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapılması, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olması gözetildiğinde, tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle anılan idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevlidir. Görev hususu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Bu durumda, yargı yolu nedeni ile davacının tasarruf teşvik fonu alacağının tefrik edilerek bu alacak bakımından görevsizlik kararı verilmesi gereklidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30593, K. 2013/30808, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama