KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/7346 E., 2012/18794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir baskı altında olmadan hür iradesi ile akdetmiş olduğu (ikale) sözleşmeye aykırı olarak açtığı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ikalenin geçerli olmadığı, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda, davalı tanık anlatımlarından ve dökümü dosya içerisinde bulunan CD'den davacının müşteri şikayetleri üzerine müşterilere hakaret ettiğinin tespit edilmesi üzerine, davalı tarafça davacıya ikale sözleşmesi teklif edildiği, davacıya kanuni haklarına ilave olarak makul kabul edilebilecek iş güvencesi tazminatı ödenmesinin kararlaştırıldığı,
davacının da bu sözleşmeyi imzaladığı görülmektedir. Davacının yukarıda bahsi geçen eylemleri, iş sözleşmesinin feshedilmesi için haklı sebep teşkil ettiği halde, davacının kariyerini bozmamak için işverenle anlaşmak suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği anlaşılmakla, geçerli bir ikale sözleşmesinin bulunduğunun kabulü ile davanın reddi yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/7346, K. 2012/18794, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama