KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/1923 E., 2013/12382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sağlık sebepleri ile performans düşüklüğü ve verimsiz çalıştığı gerekçesi ile feshedildiğini, ancak fesih bildiriminde belirtilen sebeplerin aksine iş sözleşmesinin sendikaya üye olması ve üyelikten istifa etmemesi sebebiyle feshedildiğini, ileri sürerek işverence yapılan feshin geçersizliğine, iş sözleşmesi sendikal sebeple feshedildiğinden 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca tazminat miktarının bir yıllık ücretinden az olmamak üzere belirlenmesine, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer alacaklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyerinin sanayi alanında ağır ve tehlikeli işler sınıfında yer alan bir fabrika olduğunu, yapılan üretim faaliyetinin niteliği ve davacının işverene ibraz ettiği sağlık raporlarının içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacının sağlık durumuna uygun çalışma alanlarında görevlendirilmesinde bir kısım zorluklar yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin sağlık nedenleri ile zorunlu olarak feshedildiğini, işyerinde çok sayıda işçi çalıştığını, hangisinin sendikalı hangisinin sendikasız olduğunu bilme imkanının olmadığını, bu nedenle fesih işleminde bu ayrıma göre hareket edilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştr.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda tespit ve değerlendirmelerde dikkate alınarak işverence fesih bildiriminde açıklanan sebeplerin kanıtlanmadığı, feshin sendikal sebebe dayandığının kabulü ile ilamda yazılı olduğu üzere feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu 03.10.2010-14.03.2011 tarihleri arasında raporlu olduğu, rapor bitiminde işverene sunduğu 14.03.2011 tarihli ve 2114 sayılı sağlık kurulu raporunda el ile yapacağı ağırlık kaldıracağı işlerden sakınmasının uygun olacağının belirtilmesi üzerine iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I. maddesi uyarınca sağlık sebebiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece,
yapılan araştırma ve inceleme sırasında Düzce Üniversitesi Araştırma Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda davacının işyerinin herhangi bir yerinde çalışmasına engel teşkil edecek bir durumun bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı işvereni davacının istirahat süresi bittikten sonra işe başlarken sunduğu sağlık raporunda belirtilen durumu dikkate alınarak uygun bir işte değerlendirmek yerine kanıtlanmayan sebeplere dayanarak iş sözleşmesini fesih yoluna gitmesi yerinde olmadığından feshin geçerli sebebe dayanmadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Ancak, davacı iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayandığını iddia etmiş ve mahkemece de feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmiş ise de davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle verilen istirahat raporu bitiminde işe başlarken işverene sunduğu sağlık raporundaki el ile yapacağı ağırlık kaldıracağı işlerden sakınmasının uygun olacağına dair açıklama üzerine işverenin söz konusu raporu hatalı değerlendirerek fesih yönüne gittiği anlaşıldığından ve dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde feshin sendikal nedene dayandığına ilişkin kabul isabetli bulunmamıştır.
İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanmadığı anlaşıldığından davacıya işe başlatmama halinde sendikal tazminat yerine fesih gerekçesi ve kıdemi nazara alınarak işe başlatmama tazminatının bir yıl yerine altı ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1923, K. 2013/12382, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama