KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/26865 E., 2013/22681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
708 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.08.2006-20.09.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini ve işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, 23 Ağustos tarihinde şirketin genel müdür yardımcılarının iş sözleşmelerinin feshedilerek yenilerinin atandığını, bu durumu bilmesine rağmen davacının eski yöneticilerin talimatlarına uygun olarak şirkete ait olan bir kısım malzeme ve ekipmanları yeni yönetimin bilgisi ve izni olmaksızın şirket dışına çıkardığının tespit edildiğini, davacının bu eylemine ilişkin soruşturma yapıldığı aşamada kendisne ücretli izin verildiğini, ancak davacının izinde bulunmasına rağmen müvekkiline ait kayıt ve bilgilerin içerisinde yer aldığı şirkete ait dizüstü bilgisayarı şirket dışına çıkarmak istediğini, davacı işçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan bu davranışları nedeni ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedene dayalı feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ve geçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak iş yerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu iş yerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi davalı işverene ait bir makineyi şirket müşterisi olan bir başka şirketin kullanımına teslim evrakı düzenlemeksizin ve şirket yetkililerinden izin almaksızın vermek ve bu olaya ilişkin soruşturma yapılması nedeni ile izinli olduğu sırada şirket tarafından kendisine teslim edilen dizüstü bilgisayarı işyerinden dışarı çıkarmak istemesi nedeni ile feshedilmiştir.
Her ne kadar şirkete ait makine ve ekipmanın, davalı işverenin müşterisi olan bir başka şirkete izinsiz ve gerekli evrakı düzenlemeden teslim etmek eylemine ilişkin olarak işyerinde uygulanan prosedüre ve davacının makinelerin teslim işlemlerinden ve teslim belgelerini düzenlemekten sorumlu olduğuna ilişkin geçerli delil ibraz edilme ise de bu olaya ilişkin soruşturuma yürütüldüğü aşamada izinli iken işyerine gelerek şirket tarafından kendisine verilen bilgisayarı dışarı çıkarmak istediği 18.09.2012 tarihli tutanak içeriği ile sabittir.
Davacı tanıklarının anlatımları ile bilgisayarda şirkete ait bilgilerin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin yönetim kadrosunun değiştirildiği ve davacının eski yönetim talimatları ile usulsüz işlemler gerçekleştirdiğine ilişkin soruşturuma yapıldığı aşamada davacının işyerinde çalışmaya devam etmesinin işverence uygun bulunmadığı ve davacının ücretli izne gönderildiği hususunda da taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Davacının izinli olduğu bu dönemde ve henüz hakkındaki soruşturma tamamlanmandan işyerine gelerek, içerisinde şirkete ait bilgiler bulunan ve kendisine işveren tarafından teslim edilmiş olan bilgisayarı şirket dışına çıkarmak istemesi güven sarsıcı niteliktedir.
İşçinin güven sarsıcı nitelikteki bu davranışları 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesinin (e) bendinde öngörülen haklı sebep niteliğinde olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini olumsuz etkileyen davranışlardandır. Bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/26865, K. 2013/22681, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama