KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/20902 E., 2014/24602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ankara 10. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 17/06/2014
- Numarası
- 2013/2246-2014/727
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, imar kanunu uyarınca oda gelirlerinde ciddi bir azalma olduğunu, alınan işletmesel karar gereğince 4857 sayılı İş Kanunu'nun toplu işten çıkarmayı düzenleyen 29. maddesi ile toplu iş sözleşmesinin 19. maddesinin a. ve b. fıkrasında belirtilen kriterler dikkate alınarak davacının işten çıkarıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin haklı sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak. 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/20902, K. 2014/24602, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama