KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2016/33000 E., 2020/5012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ...vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesine haklı bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın,kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı ...vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre, davalı ...nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde bulunmayan ve sebepleri bildirilmeyen bozma isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında hükmün infazı mümkün şekilde kurulup kurulmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, ıslah ile arttırılan miktarlar yönünden davalı Tav Esenboğa Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş’nin de sorumlu tutulmasının istenilmemesi nedeniyle sadece davalı ...nin, dava dilekçesinde talep edilen miktarlar bakımından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; dava dilekçesinde talep edilen miktarlar yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmediği gibi mükerrer tahsile neden olmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği de gözetilmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece davalı ...aleyhine hüküm altına alınan alacaklar bakımından dava ve ıslah dilekçesinden itibaren faiz yürütülmüş ise de, hangi tutara dava dilekçesinden hangi tutara ıslah dilekçesinden itibaren faiz yürütüleceğinin hüküm yerinde açıklanmaması da infazda tereddüt yaratır mahiyette bulunmuştur.
Belirtilen hususların gözetilmemesi hatalı ise de, yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
E.D
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/33000, K. 2020/5012, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama