KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/4289 E., 2019/1153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 12/09/2006-19/05/2011 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığını beyanla hafta tatili, fazla mesai ve genel tatil ücret alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davacının ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının buna karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmış olup mahkemece davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmasada söz konusu değerlendirme yapılırken 08/09/2010 tarihi öncesi hesaplanan dava konusu alacakların, dava dilekçesinde talep edilen miktarlarını aşan kısımlarının zamanaşımına uğradığı kabulü gerekirken 08/09/2010 tarihi öncesi hesaplanan alacakların tamamının zamanaşımına uğradığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/4289, K. 2019/1153, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama