KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/8476 E., 2019/7573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı kurum bünyesinde 13.05.1998 tarihinde çalışmaya başlayan müvekkilinin bu çalışmasının ...
Orman ve Su İşleri İl Şube Müdürlüğünde halen devam ettiğini, 01.01.1997-31.12.2004 tarihleri arasında 11,12,13,14. dönem, 01.01.2005-31.12.2007 yürürlük süreli 1. dönem, 01.01.2008-31.12.2010 yürürlük süreli 2. dönem ve 01.01.2011 başlangıç tarihli ve halen yürürlükteki 3 ve 4.dönem TİS'ler kapsamında çalıştığını, TİS'in hizmet akdine dönüşmesi döneminde de çalışmalarını devam ettirip, 1,2,3 ve 4.dönem TİS imzalayan ... İş ve diğer sözleşmeleri imzalayan ...
Sendikası üyesi olduğunu, sözleşmenin yapılamadığı dönemlerde TİS'lerin fazla mesai alacağı açısından yaptığı düzenlemelerin 2822 sayılı yasanın 6.maddesi kapsamında "hizmet akdi" hükmü olarak devam ettiğini, şoför olarak sürekli işletme dışı görevlendirmelerde çalışan müvekkilinin sabah başlayan mesaisinin 23:00 ve 24:00'lere kadar devam ettiğini,
bazı dönemler şehir dışı görevlendirmelerinde dönüş dahi yapılmaksızın birkaç gün görevlendirildiği yerlerde çalışmak durumunda kaldığını ancak TİS 22/A ve 19.maddeleri doğrultusunda ödenmesi gereken fazla mesai ücretlerinin hiç ödenmediğini öne sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Bakanlığın ... Bölge Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde çalışan daimi personele fazla mesaiye konu çalışma yaptırılmadığını, fazla mesaiye konu olabilecek çalışmanın ... -... , ... -... , ... , ... Yerleştirme ve Tabiat Parkı işletmeciliğinde olduğunu, bu çalışmaların şube müdürlüğünün kurulduğu 2012 yılından itibaren 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarında program dahilinde yaptırıldığını, o gün için araç görev emrinde yazılı başlangıç ve bitiş saatleri dışında Müdürlük binasında mesai yapılmadığını, arazi çalışması yapılması sebebiyle fazla mesaiye konu olan çalışmaların karşılığının da ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davacının tüm davalı Bakanlığın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu temyiz nedenleri ile bağlı olarak temyiz incelemesine tabi tutulduğunda; bazı hesap hataları bulunduğu ve ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen tüm fazla çalışma ödemelerinin mahsubunun yapılıp yapılmadığının denetime elverişli olacak şekilde belirtilmediği bu yönleri ile raporun denetime elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır.Şöyle ki;
ücret bordrolarındaki tahakkuklar ile bilirkişi tarafından davacıya davalı tarafından ödendiği belirtilerek mahsubu yapılan miktarların karşılaştırılmasında örneğin hesaplama dönemine rastlayan 15.4.2012-14.5.2012 tarihleri arasındaki bordroda 250,80 TL, 15.5.2012-14.6.2012 arasını kapsayan bordroda 167,20 TL fazla çalışma ödemesi olmasına karşın bu ödemelerin dikkate alınmadığı görülmektedir.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunun “19” ve “20” numaralı sayfalarında 15.10.2011-14.11.2011 tarihleri arasındaki dönem için aylık toplam mesai ücretinin 463,27 TL. 15.10.2011-14.12.2011 tarihleri arasındaki dönem için ise 273,35 TL olarak hesaplandığı, mükerrer hesaplama yapılıp yapılmadığı konusunda tereddüt oluştuğu ve bu bakımdan da raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/8476, K. 2019/7573, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama