KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/33379 E., 2020/5758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverenin nezdinde 10/06/2014 tarihinden itibaren işyerinde şehir içi ve şehir dışı dağıtım görevlisi (şoför) olarak aylık net 1.120,00 TL ücretle aralıksız ve sürekli çalışmakta olan davacının iş akdinin işveren tarafından 14/08/2015 tarihinde işçilikten kaynaklanan her türlü hakları ödenmeksizin haksız olarak feshedildiğini, belirterek bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, yasal süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde 14.08.2015 tarihinde feshin gerçekleştiğini ileri sürmesine karşılık, hesaplamaya esas alınan hizmet süresi bitiminin 24.08.2015 olarak kabul edilmesi talep aşımı mahiyetinde olduğundan, kararın bu sebepten bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/33379, K. 2020/5758, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama