İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/8944 K.2020/285

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2019/8944Karar2020/285Tarih14 Ocak 2020Okuma5 dk · 1.018 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2019/8944 E., 2020/285 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.018 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde elektrik yetkilisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 2014/11252 esas ve 2014/21580 karar sayılı kararı ile ‘ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği’ noktasında bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin davanın ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesine, diğer talepler yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir.

1-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta, tanık anlatımlarına göre davacının normal mesai saatleri dışında kendi nam ve hesabına iş yaptığı, haftada en az iki kez evinde bulunup misafirliğe katıldığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece davacı ... ’ın “davacının işvereni ... , onun oğlu ... her hafta davacının evine gelmektedir.

Davacı kardeşi ... le beraber yakın otururdu aralarında bir duvar vardır bu adını verdiğim patronlar kardeşi ...'in evine geldiğinde davacı da onlar katılırdı. Yeri geldiğinde patronlar haftada iki kere gelirdi, bazen misafirlerini getirirlerdi.

Misafirlerine yemeği biz yapıyorduk.” şeklindeki anlatımı ile bir kısım tanıkların davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı yönündeki anlatımları doğrultusunda fazla çalışma yapmadığı sonucuna varılmış ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanıkları davacının haftada kaç gün hangi saatler arasında çalıştığına dair beyanda bulunmuştur.

Öncelikle tanıkların bu anlatımına göre işyerinin faaliyet alanı, davacının işyerindeki görevi ve fiilen yaptığı işin niteliği de dikkate alınarak, davacının günlük ve haftalık çalışma düzeni belirlenmeli, daha sonra gerekirse bu çalışma düzenine istisna teşkil eden durumlar da gözetilerek oluşacak sonuca göre, fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında bir karar verilmelidir. Belirtilen yönler dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

2-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, davacı işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundadır.

Davacı, davalıya ait fabrikada elektrik sorumlusu olarak çalıştığını ve aylık net ücretinin 3.600,00 TL olduğunu ileri sürmüş, davalı ise davacının ücretinin imzalı bordrolarda belirtilen miktar olduğunu savunmuştur. Mahkemece davacı tanıklarının anlatımları, bir kısım işyerlerinden bildirilen emsal ücret miktarları ile davalı işverence düzenlenen yazı dikkate alınarak son ücret miktarı net 3.600,00 TL (brüt 5.028,64 TL) olarak belirlenmiştir.

Ancak, mahkemece yapılan emsal ücret araştırması hem hatalı hem de yetersizdir. Başka işyerlerinde benzer işi yapan işçilere ödenen ücretin, gerçek ücretin belirlenmesinde ‘emsal’ olarak kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, yetersiz emsal ücret araştırması ile sonuca gidilmesi yerinde değildir.

Bu durumda işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek (sendika üyesi olması halinde) sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sitesindeki "kazanç bilgisi sorgulama" kısmından da faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması sonucunda elde edilen verilerle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

3-Taraflar arasında yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ücret, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti talepleri ile kıdem ve ihbar tazminatının tahsiline yönelik talepler hakkında davaların ayrılmasına karar verilip verilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 167. maddesine göre; mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir.

Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder. Kanunun 168. maddesinin 1. fıkrasına göre de, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir.

Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme. Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 7. Hukuk Dairesince ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği noktasındaki bozma kararı uyulmakla birlikte, ceza davasının bekletici mesele yapılmasının feshe bağlı alacakları etkileyeceği gerekçesiyle, bu alacaklar yönünden ayırma kararı verilerek, eldeki davadaki alacaklar yönünden davaya devam edilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 110. maddesine göre, davacının aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi mümkündür. Davaların yığılması yahut objektif dava birleşmesi olarak nitelenen bu halde, talep sayısı sayısı kadar dava bulunduğu kabul edilir ve her bir talep bakımından ayrı ayrı hüküm verilir.

Bu düzenlemeye göre, davacının aynı dilekçede talep ettiği alacaklar yönünden teknik anlamda davaların ayrılmasına karar verilmesinde bir engel yok ise de, birleştirme ve ayırma kararları “yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için” verilir. Somut olayda ise, ayırma kararının bu amaca yönelik olduğunu ifade etmek mümkün değildir.

Kararda her ne kadar ‘usul ekonomisi’ ile ‘taleple bağlılık’ kuralından söz edilmiş ise de, usul ekonomisi, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamaya yönelik bir kuraldır (HMK.m. 30). Mahkemece verilen ayırma kararı, dava sayısını ve yargılama giderini artırmakta, başlangıçtaki tek dava yönünden değerlendirme yapıldığında ise, yargılama süresini değiştirmemektedir.

Davaların birleştirilmesi veya ayrılması yönündeki taleplerin, taleple bağlılık ilkesi bağlamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.

Çünkü Kanunda, hakime resen veya tarafların isteği üzerine ayırma veya birleştirme kararı verme yetkisi tanınmaktadır.Somut olay yönünden değerlendirme yapılacak olursa, davacı ücret alacağının tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise davacının kusurlu eylemleri ile işvereni zarara uğrattığını ileri sürerek, ücret alacağı yönünden hapis hakkını kullandığını bildirmiştir.

Mahkemece, davalının davacının meydana getirdiği somut zararı dosyaya yansıtmamış olduğu ve somut zarar belirledikten sonra bu zararın alacak davası ile her zaman istenebileceği gerekçesiyle davacının ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Oysa, davalı işveren davacının iş sözleşmesini hırsızlık ve bir kısım kanuna aykırı eylemleri nedeniyle haklı sebeple feshettiğini savunmuştur.

Feshe yönelik değerlendirme, aynı zamanda varsa, davacının kusuru ile zarar miktarına yönelik değerlendirmeyi de kapsamaktadır. Bu itibarla, birlikte görülmesi gereken davaların mahkemece taleple bağlılık kuralı ile usul ekonomisi gerekçesiyle ayrılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/8944, K. 2020/285, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/8944
Karar No
2020/285
Tarih
14 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/8944 K.2020/757
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/8945 K.2020/378
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/8945 K.2020/758
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/8945 K.2020/2
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/8946 K.2020/852
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/8946 K.2020/370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.