İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Ceza Dairesi

YARGITAY · 23. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/4707 K.2016/156

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2015/4707Karar2016/156Tarih12 Ocak 2016Okuma4 dk · 736 kelime

KÜNYE

23. Ceza Dairesi 2015/4707 E., 2016/156 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2016
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
Hüküm
Mahkumiyet ((her iki suçtan) sahtecilik 204/1, 62/1, 53 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis nitelikli dolandırıcılık 158/1-f, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1 gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 6000 TL adli para cezası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

736 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Çalıntı çekin sanık tarafından mal alımı karşılığında ciro edilmek suretiyle katılana verilip haksız menfaat elde edildiği iddia edilen olayda;

1) Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanığın gerçekleştirdiği sabit olan nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine yönelik kabulde ve 158/1-f ve son maddesi gereği hükmedilecek adli para cezasının haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilerek temel cezanın gün olarak belirlenip bunun üzerinden artırım ve indirimler yapılmak suretiyle gün para cezasının TCK'nın 52. maddesine uygun olarak adli para cezasına çevrilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hüküm ONANMASINA,

2) Resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

a) Suça konu çekin aslının dosyada bulunmadığı, mevcut olup olmadığının ve nerede bulunduğunun da anlaşılamadığı, sahtecilik suçlarında unsur olan iğfal kabiliyetinin fotokopi çekten ne şekilde anlaşıldığının da gerekçelendirilmediği dikkate alındığında; çek aslının denetime imkan verecek şekilde bulunup dosyaya konularak yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip özellikleri zapta geçirilmeden, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespiti edilmeden sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

b) TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/01/2016 tarihinde dolandırıcılık suçu yönünden oybirliğiyle sahtecilik suçu yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sahtecilik suçuna konu çek, çalıntı kaydı bulunan orijinal bir çek yaprağıdır. Sanık da bu çek yaprağını alışverişte kullandığını kabul etmiştir. Sanığın kimden aldığını kanıtlayamadığı bu çeki katılana vererek dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda sayın çoğunluk ile aramızda ihtilaf bulunmamaktadır. Ayrıştığımız nokta, resmi belgede sahtecilik suçunun sübuta erip ermediğine ilişkindir. Sayın çoğunluğun, dosyada fotokopisi bulunan çekin aslı elde edilemediğinden iğfal kabiliyeti hususunda inceleme yapılamamış olması nedeniyle suçun oluşmayacağı şeklindeki kararına katılmam mümkün değildir çünkü;

Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti araştırılmasının amacı, sahte olarak düzenlenmiş veya sahte olmadığı halde sonradan tahrif edilmiş belgelerin gerçeğine ne kadar benzediğinin; böylece muhatap üzerinde gerçek belge hissi doğurup doğurmadığının belirlenmesine yöneliktir.

Kısaca orijinal olmayan belgelerin aslına; tahrif edilmiş bulunan belgelerin ise tahrifattan önceki haline benzeyip benzemediğinin tespiti amaçlanmaktadır ki, muhatabın gerçekten aldanıp aldanmadığı görülebilsin. Ancak somut olaya baktığımızda suça konu çek ne sahtedir; ne de tahrif edilmiştir. Orijinal çek yaprağıdır. Sadece yetkisiz kişi tarafından doldurulmuş veya ciro edilmiştir.

Zaten dolandırıcılık suçunun oluşması çekin haksız hamil tarafından kullanılmış olmasından kaynaklanmıştır. Bu açıdan çeki kimin doldurduğunun bir önemi yoktur.

Uygulamada hamiline yazılı çalıntı çeklerin alışverişte kullanılmış olması durumunda da dolandırıcılık suçu ile birlikte sahtecilik suçunun oluştuğu kabul edilmektedir. Oysa böyle bir durumda çekin sahteliğinden söz etmek olanaklı değildir. Ama buna rağmen haksız hamil tarafından kullanılmış olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan da sanıkların mahkumiyetine karar verilmektedir. Tekrar ifade etmek gerekirse; doktrinde tartışmalı olmakla birlikte uygulama bu şekilde yerleşmiştir. Bu örnek üzerinden yola çıkarak şu sorulara verilecek cevapların aramızdaki ihtilafa ışık tutacağı kanaatindeyim:

Gerçek bir çek yaprağı olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan ve hamiline yazılı olarak doldurulduktan sonra çalınan bir çekin cirolu veya cirosuz olarak alışverişte kullanılmış olması halinde iğfal kabiliyeti incelemesi nasıl yapılacaktır? Yani ister bilirkişi; isterse mahkeme tarafından incelenmiş olsun, “iğfal kabiliyeti yoktur” demek mümkün olabilecek midir yapılacak inceleme sonucundan igfal kabiliyetinin bulunmadığından siz edilemeceğine göre iğfal kabiliyeti araştırmasına girişmek abesle iştigal değil midir?

Tekrar başa dönecek olursak; somut olayda çekin gerçek olduğu ve çalıntı olduğu konusunda dosyada yeterli delil bulunmaktadır. Sanığımız da çeki kullandığını kabul etmektedir. Yukarıda izah edildiği şekilde üzerinde tahrifat olmayan gerçek çekler kim tarafından doldurulursa doldurulsun iğfal kabiliyetini haiz olacaktır. Aksini savunmak akla ve mantığa aykırı olacağından çek aslının inceleme konusu yapılmasına gerek yoktur.

Sonuç olarak; yerel mahkemenin mahkumiyet kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiğini düşünmekteyim.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/4707, K. 2016/156, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Ceza Dairesi
Esas No
2015/4707
Karar No
2016/156
Tarih
12 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/4708 K.2016/58
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4708 K.2016/573
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4709 K.2016/572
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/4709 K.2016/401
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4710 K.2016/570
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/4710 K.2016/233

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.