KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/2693 E., 2016/4228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası, hak yoksunluğuna ilişkin.
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gayrimenkul ve Danışmanlık alanında faaliyet gösteren sanığın kendisini farklı isimde tanıtıp, çevresindeki kişileri ev sahibi yapabileceğini, onlara taksitli ev satabilceğini söyleyerek telkin ettiği güven kapsamında kendisinin iş yerinde çaycı olarak çalışan katılandan kapora adı altında 3020 TL alarak ortadan kaybolduğu anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesinin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyetinin “sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması” şeklinde tanımlandığı,
aynı Kanun'un 66. maddesinde ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denildiği, aynı yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise “gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançlarının bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağının” belirtildiği,
bu bilgiler ışığında her ne kadar yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri halinin nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlendiği görülmüş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesinin gerektiği,
somut olayda gayrimenkul yatırım danışmanlığı faaliyetini yürüttüğü anlaşılan sanığın yerine getirdiği bu görevin serbest meslek faaliyeti olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/2693, K. 2016/4228, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama