KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/1647 E., 2011/1380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, aleyhine girişilen icra takibinden sonra 6.200,-TL ödeme yaptığını, borcun tamamının ödendiğini düşünerek, takibe itiraz etmediklerini, ancak davalı vekilinin hacze gelmesi üzerine ve icra baskısı altında, takip borcundan bakiye kalanı da ödediklerini, 12.3.2003 tarihli genel kurul kararı ile, işyeri niteliğindeki yerler için aidatın yarısı oranında sorumluluk esasının benimsendiğini, buna rağmen aidat alacağının tam hesaplanarak, takibe girişilmesinin haksız olduğunu, alt yapı kredisi katkı payı için günlük % 0.3 oranında hesaplanan faizin fahiş sayılacağını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine ve fazla ödenen 3.942,-TL’nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemenin haciz baskısı altında değil, rızai olduğunu, yapılan mutabakat çerçevesinde borcun ödendiğini, istenen faizin hukuka uygun biçimde belirlendiğini, işyerlerinin tam aidattan sorumlu olacakları yönündeki genel kurul kararının iptali için dava açılmadığını, davacının, karar sonrasında da eksik ödemeler yaptığını, ödemenin cari borçlara mahsup edildiğini ve takip dosya borcunun, davacının gerçek borcu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının takip konusu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/1647, K. 2011/1380, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama