İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/3465 K.2012/2047

Taraflar arasındaki birleşen alacak ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine…

Esas2011/3465Karar2012/2047Tarih15 Mart 2012Okuma5 dk · 924 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2011/3465 E., 2012/2047 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

924 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleşen alacak ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup, müvekkili kooperatif tarafından inşaa ettirilen taşınmazın 21 nolu bağımsız bölümünün davalıya tahsis edildiğini, müvekkili kooperatifin 26.06.2004, 16.10.2004 tarihlerinde yapılan genel kurullarda aidat miktarları ile gecikme faizi oranının belirlendiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağının tahsiline karar verimlesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatifin ortağı iken 01.04.2004 tarihinde üyelikten istifa ettiğini ve bu kararın davacı kooperatif yetkili organlarınca kabul edildiğini, müvekkilinin ayrılma aşamasında, davacı kooperatifle "ibranamedir" başlığı altında sözleşme imzalandığını ve ibraname uyarınca müvekkilinin 25.000,00 TL ödeme yaptığını ve davacı kooperatifin müvekkilini ibra ettiğini ve tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davacının kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, taraflar arasında imzalanan ibranamenin 26.06.2002 tarihli genel kurulda onaylandığını,

16.10.2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula müvekkilinin konumunda bulunan 1. etap üyelerinin hiçbirisinin çağrılmadığını, kararların 2. etap üyelerinin oyları ile alındığını, bu kararın birinci etap üyeleri için geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasında ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen alacak davasının Mahkeme'nin 16.10.2009 gün 2009/417 E. 2009/1436 K. sayılı ilamı ile asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, yine aynı taraflar arasında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasının Mahkeme'nin 20.10.2010 gün 2008/344 E. 2010/277 K. sayılı ilamı ile asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirilmesine karar verilen bu dosyalarda davacı kooperatif vekili müvekkili alacağının tahsilini talep etmiş, davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; 26.06.2004 tarihli genel kurul gündeminde ortakların ibralarına ilişkin bir gündem maddesi yer almadığından, ibra işleminin kabulüne ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu işlemin genel kurulda müzakere edilmediği, bu nedenle ibra işleminin geçerli olmadığı,

taraflar arasında imzalanan "sulh ve ibranamedir" başlıklı sözleşmeye dayanan ve davalının ibrasına yönelik olarak alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bu nedenle 26.06.2004 tarihli genel kurulda ibralarına karar verilen ortakların o tarihten beri ortaklıklarının devam etmesine ve mevcut ortaklara tahsis edilen konutlar dışında başka konut bulunmamasına rağmen kooperatif müessesesinin ruhuna ve anasözleşmenin 59. maddesi hükmüne aykırı olarak başka şahısların kooperatif ortağı olarak kaydedilmelerine,

kanunsuz olarak kaydedilen bu kişilerin katılımı ile dava konusu alacağın dayandığı 16.10.2004 tarihli genel kurulun ve takip eden genel kurulların yapılmasına, bu kişilerin giriş aidatı dışında başka aidat ödememelerine, daha sonra bu kişilerin bir başka kooperatife ortak olarak nakledilmelerine göre bu kişilerin gerçek ortak olmadıkları, bu nedenle 16.10.2004 tarihli genel kurulun usulünce toplanmaması nedeniyle bu toplantıda alınan kararların davalı ortak yönünden hiçbir hukuki sonucu doğurmayacağı gerekçesiyle, davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 16.10.2004 tarihli genel kurul kararı uyarınca aidat borcunun tahsiline yönelik alacak davası ile bu dava ile birleştirilmesine karar verilen itirazın iptali ve alacak davalarıdır. Mahkemece, aidat alacağının dayanağını oluşturan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu belirtilmiş ise de, davacı kooperatiften dava konusu borcun temelini oluşturan 16.10.2004 tarihli genel kurul kararı ile diğer genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak görülen davanın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından bu davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Şayet genel kurul kararının yoklukla malül olmadığının tespiti halinde ise ayrılan ortağın kooperatifin varlığı üzerindeki haklarını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesinde görülen ortaklığın çıkma payının ortaklıktan ayrıldığı yıla ait bilanço esas alınarak hesaplanacağı belirtilmiştir. Buna göre, ayrılan ortağın kooperatif malvarlığı üzerinde bir hakkı bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığı doğuran işlemlerde ise davalının kooperatif ortaklığından ayrılmasına rağmen yapacağı bir miktar ödeme ile kendisine isabet eden dairenin tapusunun verileceği kararlaştırılmıştır. Bu durum, anılan Yasa'nın 17 ve 23. maddeleri hükümlerine göre eşitlik ilkesine aykırı olarak bir kısım ortaklara farklı statü ve ayrıcalık sağlayacı mahiyettedir. Bu durum, kooperatifler hukukunun temel müessesesini ve ilkelerini zedeleyici sonuçlar doğurmaktadır.

Kural olarak kooperatiflerde farklı statüde ortaklık oluşturulması geçersiz olup, böyle bir ortaklığın ihyası ancak geçerli bir genel kurul kararı ile mümkündür. Yönetim kuruluna genel kurulca yetki verilmedikçe veya yönetim kurulunun bu yöndeki işlemleri genel kurulca onaylanmadıkça farklı statülü ortaklık yaratan işlemlerin geçerliliği bulunmamaktadır.

Somut olayda, taraflar arasında 06.04.2004 tarihli ibraname imzalandığı ve davalının 01.04.2004 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve istifanın yönetim kurulunca 30.04.2004 tarihinde kabul edildiği görülmüştür. Ancak davacı kooperatifin genel kurullarında yönetime bu konuda bir yetki verilmediği ve taraflar arasında imzalanan "ibraname" başlıklı belge ve bu belge içeriği doğrultusunda sonradan icra edilen işlemlere icazet anlamında genel kurulca tasvip gördüğü yolunda bir karar alınmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davacı kooperatifin tüm kayıt, defter, belge ve dayanakları üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılarak 16.10.2004 tarihli genel kurul toplantısında ayrılanlar dahil hiçbir ortağın 20.11.2004 tarihinden itibaren 12 aylık eşit taksitlerle toplam

24.000,00 TL ödenmesine ilişkin 2 no'lu gündem maddesi görüşülerek alınan karara konu borcun birleşenlerinin ve kaynağının belirlenmesi ve bu ödemeyi gerekli kılan borcun davalının ortaklıktan ayrılmasından önceki döneme ait olması halinde davalının ibraname uyarınca kooperatife ödediği 25.500,00 TL'nin 20.11.2004 tarihine taşınarak güncellenmesinden sonra dahi kooperatif borçlarından dolayı payına isabet eden bakiye borcunun kalıp kalmadığının irdelenip ibranamenin davalı ortağın kooperatif borcundan dolayı ödemesi gereken payının hakkaniyet ve eşitlik ilkesine göre yansıtıp,

yansıtmadığı ve ayrılan ortakların ibranameye konu ödemeleri dışında kooperatife borçlarının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra dosya ve birleştirilen davalara konu edilen borçtan dolayı davalının sorumluluğunun varlığı ve niceliğine dair karar verilmesi gerekirken, eksik incelemelere dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3465, K. 2012/2047, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3465
Karar No
2012/2047
Tarih
15 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/3466 K.2012/1954
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/3467 K.2012/1195
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/3468 K.2012/2928
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/3474 K.2012/1831
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3474 K.2012/3565
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/3474 K.2012/1781

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.