KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9254 E., 2014/3208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/09/2013
- Numarası
- 2013/204-2013/242
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının çıkma payı alacağının tahsili amacıyla müvekkili kooperatif aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığını, oysaki takip tarihi itibariyle davalı hakkında alınmış bir ihraç kararı bulunmadığını, öte yandan davalının ödemiş olduğu aidat miktarının da icra takibinde talep edilen miktar kadar olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 102.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takip talebinden feragat ettiklerinden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını, mahkemenin aksi görüşte olması halinde vekalet ücretinin yarı oranında belirlenmesi gerektiğini savunarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2013 tarih ve 2012/6902 Esas, 2013/1208 Karar sayılı ilamı ile, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, dava tarihinden sonra takip talebinden feragat edilmekle davanın konusuz kaldığı gözetilmeden işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, Dairemiz'in uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada delillerin değerlendirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre; davalının dava açıldıktan bir gün sonra icra takibinden vazgeçtiği, davanın konusu icra takibinde istenen alacak dolayısıyla borçlu bulunulmadığına ilişkin olup, böylelikle davanın konusunun kalmadığı, davacının davalının kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi, ''Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.'' hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davanın, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce konusuz kaldığı gözönünde bulundurularak davacı lehine tarifede yazılı ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi ve 28.02.2012 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 31.05.2013 olarak yazılmış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9254, K. 2014/3208, 25 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama