KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/9312 E., 2014/3581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 31/10/2013
- Numarası
- 2011/520-2013/363
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket temsilcisi C. A. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine ödenmeyen senetler nedeniyle başlatılan kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takiplerin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ileri sürerek, davalı şirkete depo emri gönderilmesini, borcun yedi gün içinde ödenmemesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi C. A., davacı ile uzlaşma ihtamali olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; borçluya verilen süre içinde borcun depo edilmediği gibi icra dosyalarına da borcun ödenmediği, böylece davacı alacaklının davasını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket temsilcisi C. A. temyiz etmiştir.
1) Dava, takibe dayalı iflas istemine ilişkindir.
İİK’nın 154. maddesinin son cümlesi,"...iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır." hükmünü içermektedir.
Dosyada bulunan İstanbul Ticaret Sicil Odası'nın yazısından davalı şirketin dava tarihi itibariyle muamele merkezinin "İ.. Mah. A.. Cad. H... Sok. No. 1/A Fatih/ İSTANBUL " olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 154. maddesinde düzenlenen, yukarıda yazılı yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece davanın her aşamasında re'sen incelenmelidir. Mahkemece, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı gözönünde bulundurularak davanın HMK'nın 114/1-ç, 115/2 maddesi uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle usulden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, davalı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9312, K. 2014/3581, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama