KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2149 E., 2014/3091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/10/2012
- Numarası
- 2011/267-2012/673
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayniyetin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, dava dışı yüklenici tarafından müvekkillerine satılan dairelerin arsa paylarının düşük tutulduğunu, sonradan yapılacak katların kendisi adına tescilinin amaçlandığını, ayrıca davalı yanca hileli olarak paydaşlığın giderilmesi istemiyle dava açıldığını, yüklenicinin haksız tahsilat yapmak istediğini ileri sürerek, muhdesatın tespiti ile haksız edinim isteğinin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra kanalı ile taşınmazı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; taşınmazın halen arsa niteliğinde olduğu, binanın kaçak yapıldığı, davacıların geçerli bir sözleşme ile daire satın almadıkları, tapudan pay aldıkları, her daireye isabet etmesi gereken arsa payının hesaplatılarak aynının tespitine karar verilemeyeceği, ayrıca mevcut arsa payını ihale ile alan davalıyı mağdur edecek şekilde hüküm kurulamayacağı, az arsa payı devredildiği iddiasını yükleniciye karşı açacakları tazminat davasında ileri sürebilecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar tapuda paydaş olup, kendilerine ait bağımsız bölümler yönünden malik oldukları payların daha fazla olması gerektiğini ileri sürerek tespit isteminde bulunmuşlardır. Ne var ki bağımsız bölümlere atıf yapılarak böyle bir isteğin dinlenebilmesi mümkün değildir. Zira dosyadaki delillerden arsa üzerinde kat irtifakı kurulmadığı gibi bilirkişi raporuna göre üzerinde yapılan yapının imar mevzuatına aykırı, kaçak nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Belirtilen bu nitelikteki bir yapının ekonomik değerinin bulunduğundan sözedilemeyeceği bir yana, kaçak yapıdaki bağımsız bölümlere pay tahsisi de mümkün değildir.
Açıklanan bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemişse de izah edilen nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2149, K. 2014/3091, 21 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama