KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2374 E., 2014/4854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/12/2013
- Numarası
- 2012/579-2013/336
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Ü.. S.. gelmiş, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşıyıcılar kooperatifinde minibüs çalıştırarak faaliyette bulunduğunu, ortaklık için başvuruda bulunarak, katılım payı olarak 10.000,00 TL ve aidat olarak ta 60,00 TL ödeme yaptığını, ancak ortaklık kaydının davalı tarafça gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2010 tarih ve 2009/1536 esas, 2010/7150 karar sayılı ilamıyla "davacı tarafından yatırılan aidatların kooperatif tarafından tahsil edilip edilmediği, kooperatif kayıtlarına ne şekilde intikal ettirildiği araştırılarak, bahsi geçen yönetim kurulunun 08.08.2006 tarihli kararı dosyaya celbedilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;
davacı tarafından yatırılan paranın ortaklar hesabına alınmadığı ve banka hesabında tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 02.07.2012 tarih ve 3283 E., 4531 K. sayılı ilamıyla, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı kooperatife katılma payı ve aidat yatırdığı, davalı kooperatifin “diğer borçlar” olarak defterlerine kaydetse de, davacının üye olmadığını belirtilerek davacıya ihtaren iade etmediği,
bu hali ile davacının zımnen ortaklığa kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2374, K. 2014/4854, 25 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama