KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2748 E., 2014/5655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/09/2013
- Numarası
- 2012/369-2013/605
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili Av. Ç.. E.. ile davalı vekili Av. A.. K..'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince 01.11.2006-30.4.2012 tarihleri arasında davalı bankaya özel güvenlik hizmeti verdiğini, sözleşmenin sona erdiğini, işçilerin kıdem tazminatı alacakları için kesilen bedellerinin yatırıldığı hesaba davalı banka lehine rehin konulmuş olduğunu, müvekkiline ait hesap üzerine rehin uygulanmasının öngörülebilirlik, iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Balgat Şubesindeki hesap üzerinde bulunan rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararı bulunmadığını, sözleşmenin sona erdiğini, Kıdem Fonu Tazminatı Hesabının 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 6. maddesine istinaden özel güvenlik görevlilerine bankada çalıştıkları döneme ilişkin ödenmesi gereken kıdem tazminatı alacaklarının güvence altına alınması amacıyla açılmış olduğunu, mevduat sahibinin hesap üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkının sınırlanmış olduğunu, davacı firmanın özel güvenlik görevlilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı borcu bulunduğunu,
99 kişiye 30.4.2012 tarihine kadar ücret ödemelerinin yapılmamış olduğunu, işçilerin davacı firmaya bu nedenle fesih ihbarları göndermiş olduklarını, işçilerin iş bırakma haklarının doğduğunu, 1.700 özel güvenlik görevlisinin doğrudan veya dava yoluyla kıdem tazminatı ve diğer işçilik hak ve alacaklarının ödenmesi talebinde bulunduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; yanlar arasında yazılı olarak düzenlenmiş geçerli bir rehin sözleşmesi bulunduğu, rehnin işçilerin kıdem tazminatlarının teminatı olarak konulduğu, kıdem tazminatı alacaklarının 10 yılda zamanaşımına uğradığı dikkate alındığında rehnin zaman bakımından belirsiz olduğunun kabul edilemeyeceği, davacı şirket çalışanlarının bankadan ücret alacağı talebinde bulundukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2748, K. 2014/5655, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama