İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3798 K.2014/3874

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada sıra cetveline itirazın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm…

Esas2014/3798Karar2014/3874Tarih16 Mayıs 2014Okuma4 dk · 893 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/3798 E., 2014/3874 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2014
Mahkemesi
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
09/05/2013
Numarası
2010/402-2013/303
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

893 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada sıra cetveline itirazın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin icra dosyalarından haczedilen dava dışı borçluya ait taşınır malların davalının icra dosyasından satışa çıkarıldığını, İcra Dairesi'nin davalı alacaklının alacağına mahsuben satışa katılmasına karar verdiğini ve menkullerin alacağa mahsuben davalıya satıldığını, böylelikle İcra Dairesi'nin bu işlemi ile sıra cetveli düzenlenmesine gerek görmeksizin alacaklının alacağının birinci sırada olduğu yönünde bir neticeye ulaştığını, bu işlemin zımni bir sıra cetveli olduğunu oysa davalının borçludan gerçekte herhangi bir alacağının bulunmadığını, alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalının alacağının bulunmadığının tespit ile davalıya ödenen payın müvekkilinin icra dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, İcra Müdürlüğü'nce satış parasının alacaklılar arasında paylaştırılması için 16.03.2011 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, satış parasının birinci sırada davalıya ödendiğini, oysa davalının alacağının gerçekte mevcut olmayıp muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 16.03.2011 tarihli sıra cetvelinin iptali ile davalıya ayrılan payın müvekkilinin icra dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı borçlu şirket arasında 2006 yılından 2009 yılına kadar süre gelen bir ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin imalatçı firma olup, dokuma ve kumaş üretimi yaptığını, dava dışı borçlu şirketin ise, imalatçı firma olmayıp, siparişle ürettirdiği ve satın aldığı tekstil mamullerini pazarladığını ve ihracat yaptığını, bu sebeple de müvekkilinden kumaş ve tekstil malları aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İcra Müdürlüğü'nün sıra cetveli düzenlemeksizin yapmış olduğu işlemin İcra Hukuk Mahkemesi'nce iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle, konusu kalmayan asıl dava hakkında karar

verilmesine yer olmadığına; birleşen dava yönünden ise, ispat yükü kendisine düşen davalı alacaklı tarafça Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8082 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın gerçek bir alacak olduğu ve bu alacağın doğumuna ilişkin dosyaya her hangi bir delil sunulmadığı gibi incelenen ticari defterlerden faturalaşmanın gerçekleri yansıtmadığı, faturaların tek başına alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığı, bu duruma göre, davacının iddialarının sübuta erdiği gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile 16.03.2011 tarihli sıra cetvelinin birinci sırasında davalıya ayrılan payın davacının alacaklı olduğu icra dosyalarına ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.

Birleşen dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.

Diğer anlatımla, muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.

Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır.

Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler, faturalar ve çekler ancak tarafları ve onların cüz'i ve külli halefleri yönünden kesin delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez.

Öte yandan, alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafatı bulunmadığı sürece tanık dinlenemez ve tanık beyanını dayalı olarak hüküm kurulamaz. Davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının alacağının doğum tarihinin değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, davalının alacaklı olduğu Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8082 E. sayılı icra dosyasında 07.09.2007 ile 08.11.2008 tarihleri arasında düzenlenen 11 adet faturaya dayalı olarak 29.07.2009 tarihinde takip başlatıldığı, davacının alacaklı olduğu Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/27285 E. sayılı takip dosyasında ise, 21.11.2009 ile 12.12.2009 tarihleri arasında düzenlenen dört adet çeke dayalı olarak 07.01.2010 tarihinde, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün 2009/24931 E. sayılı takip dosyasında 09.10.2009 ile 14.11.2009 tarihleri arasında düzenlenen altı adet çeke dayalı olarak 04.12.2009 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, 01.06.2009 ile 31.07.2009 tarihleri arasındaki faturaların fiktif işleme dayalı olduğu kanaati bildirilmiştir.

Oysa, davalının başlattığı takibinin dayanağı olan faturalar, bilirkişinin fiktif olduğunu tespit ettiği döneme ilişkin olmadığı gibi, davacının taleplerinin dayanağı olan çeklerin keşide ve ibraz tarihleri ile ihtiyati haciz ve takip tarihleri, davalının takip tarihinden sonradır. Bu durumda, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı alacağının daha önce doğduğu ve buna göre de sonraki alacak bakımından muvazaa yaratılamayacağı gözardı edilerek, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3798, K. 2014/3874, 16 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3798
Karar No
2014/3874
Tarih
16 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/3798 K.2014/15601
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/3798 K.2014/8646
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/3799 K.2014/5607
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/3799 K.2014/15610
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/3799 K.2014/10467
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/3799 K.2014/5453

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.