İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/487 K.2014/6248

Taraflar arasındaki üyeliğin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,…

Esas2014/487Karar2014/6248Tarih14 Ekim 2014Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/487 E., 2014/6248 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2014
Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
24/09/2013
Numarası
2011/682-2013/584
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki üyeliğin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl davada davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi H.. A..'den 29.11.2010 tarihli devir sözleşmesiyle üyeliği devralan ve 29.11.2010 tarihli yönetim kurulu kararıyla da üyeliği devraldığı kabul edilen müvekkilinin, aidat ödemek için başvuruda bulunması üzerine yeni yönetimce, davacının üyeliği devraldığı şahsın üyelikten ihraç edildiği, bu nedenle üyeliğe alınamayacağının bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tesbitini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı kooperatif vekili, davacıya üyelik hissesini devreden H.. A..'ün kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 27.09.2011 tarihli ihtarnameyle ortaklıktan ihraç edildiğini, davacının ise ihraçtan sonra 22.11.2011 tarihinde yaptığı üyelik başvurusunun, davacıya üyeliği devreden davalı H.. A..'ün ihraç eilmiş olması nedeniyle kabul edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davacıya üyeliğini devreden H.. A..'ün devirden sonra yapılan genel kurul toplantılarına katılmaya devam ettiğini ileri sürerek, davacıya üyeliğin devredildiğini ve üye olduğunun tespiti ile devre konu üyeliğin 3. kişilere devrinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı H.. A.., davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; birleşen davada davalı H.. A..'den 29.11.2010 tarihinde üyeliğini devralan davacının aynı tarihli kooperatif yönetim kurulu kararıyla devir işleminin kabul edildiği, davalı H..

A..'ün 27.09.2011 tarihinde üyelikten ihraç edildiği, ihraç kararı kesinleşmeden, davacının davalı kooperatife yeniden başvurduğu, davalı kooperatifin ise hisse devir edenin ihraç edildiği gerekçesiyle davacının talebini reddettiği, oysa, ihraç kararının, kooperatifin davacıya ret cevabı gönderdiği 28.11.2011 itibarıyla kesinleşmediği, ihracı kesinleşmeden önce Hürrem'in davacıya üyeliği devretme hakkının bulunduğu ve yönetimce de devrin 1163 sayılı Kanun'un 14/3. ve anasözleşmenin 17. madde hükümleri uyarınca kabul edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalı vekili temyiz etmiştir. Asıl dava, üyeliğin tespiti istemine ilişkindir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/3. maddesinde "Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer" hükmüne yer verilmiştir.

Ortaklıktan ihraç edilen ortağın, hakkındaki ihraç kararı kesinleşinceye kadar, ortaklıktan kaynaklanan hak ve borçları devam edeceğinden, ortaklık haklarını ihracın kesinleşmesinden önce devredebilir. İhraç kararı alınmadan ya da kesinleşmeden önce ortağın üyeliği devam ederken, devir sözleşmesi yapılmış ise böyle bir devir, devir alanın ortaklık koşullarını taşıması halinde davalı kooperatif bakımından da geçerlidir ve tanınması gerekir.

Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi hükmündeki, ihraç kararı kesinleşmeyen ortak yerine yeni ortak alınamayacağına ilişkin hüküm, ihraçtan ya da ihracın kesinleşmesinden önce yapılan devrin geçersiz olmasını gerektirecek bir düzenleme değildir. Bu hükümde, devren üyeliğin değil, yeni bir üyeliğin oluşturulamayacağı düzenlenmiştir.

Üyenin ihracı kesinleştikten sonra devir sözleşmesi yapılmış ise sona eren üyeliğin devrinin de mümkün olamayacağı gözetilmelidir. Ortaklığın devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devri alacağın temliki yolu ile yapılmaktadır ki, bu devrin B.K'nın 163. maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Eğer ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümleri uygulanır (BK'nın m.173 vd). Ancak, pay devri için resmi şekle bile gerek bulunmamaktadır.

Her ne kadar yapı kooperatifinde, ortakları mal sahibi yapmak amacı olsa bile, pay devri, bir satış vaadi de değildir. Bu nedenle, adi yazılı devir dahi geçerlidir. Devredenin borçları, devre ve devrin kabulüne engel değildir, devredenin borçları devir alana geçer ve ödemediği takdirde devralanın ihraç edilme olacağı da her zaman vardır.

Devredenin üye olması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur.

Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder.

17/1. madde hükmünde yer alan yazılı başvuru koşulu, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından sevk edilmiştir. Bu nedenle, kooperatif üyelik hakkının devredildiğinin davadan önce davalı kooperatife bildirilmemesi, devir alanın hakkına olumsuz bir etki yapmaz.

Devir alanın açtığı üyeliğin tespiti davası ile davalı kooperatife üyelik başvuru yapılmış gibi olduğundan, üyelik koşullarını taşıdığının belirlenmesi halinde devir alanın üyeliğinin tespitine karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, asıl ve birleşen davada davacının, 29.11.2010 tarihinde noter huzurunda yapılan hisse devir sözleşmesiyle birleşen davada davalı H.. A..'ün üyelik payını devraldığı, aynı tarihli yönetim kurulu kararıyla da devrin kabul edildiği, birleşen davada davalı H.. A..'ün parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle 27.09.2011 tarihinde üyelikten ihraç edildiği, kararın 29.09.2011 tarihinde tebliğ edildiği, 3 ay olan itiraz ve dava süresi geçmeden, diğer anlatımla ihraç kararı kesinleşmeden önce davacının kooperatife esasen gerekmediği halde yaptığı üyelik başvurusunun 28.11.2011 tarihinde reddedildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, davacıya üyeliğin devredildiği ve davalı kooperatifin devri kabul ettiği 29.11.2010 tarihi öncesinde birleşen davada davalı H.. A..'ün kooperatif üyesi olduğu, üye iken üyeliğini devrettiği ve yönetim kurulunca da devrin kabul edildiği, davacının ortaklık şartlarını taşımadığı hususunun davalı tarafından savunulmadığı ve kanıtlanmadığı gerekçesiyle yetinilerek, asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ayrıca birleşen davada davalı H..

A..'ün 27.09.2011 tarihli ihraç kararının kesinleşmesinden önce davacının üyelik başvurusunda bulunduğu, davalı kooperatifin ise hisse devir edenin ihraç edildiği gerekçesiyle davacının talebini reddettiği, oysa, ihraç kararının, kooperatifin davacıya ret cevabı gönderdiği 28.11.2011 itibarıyla kesinleşmediği,

ihracı kesinleşmeden önce Hürrem'in davacıya üyeliği devretme hakkının bulunduğu ve yönetimce de devrin 1163 sayılı Kanun'un 14/3. ve anasözleşmenin 17. madde hükümleri uyarınca kabul edildiği gerekçesine de dayanılması doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nun 438/son maddesi gereğince gerekçesi kısmen değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle asıl davada davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada hükmün gerekçesi kısmen değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının asıl davada davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/487, K. 2014/6248, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/487
Karar No
2014/6248
Tarih
14 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/487 K.2014/17668
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/487 K.2014/21546
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/488 K.2014/21487
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/493 K.2014/5967
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/494 K.2014/16558
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/497 K.2014/5662

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.