KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/5029 E., 2015/3899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin üstelendiği hizmeti eksiksiz ifa ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 8/ı maddesi kapsamında % 5 orananda işveren teşvikine hak kanazdığını ancak davalının bu tutarı sonradan hak edişlerinden kestiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle iş bölümü itirazı ile zamaaşımı definde bulunarak hak edişlere zamanında itiraz etmediğini, bu nedenle dava açma hakkının bulunmadığını, yapılan kesintinin sözleşmeye ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde atıfta bulunulan Kamu İhale Genel Tebliği'nin amir hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 5510 sayılı Kanun gereğince 5 puanlık indirimin işverene sağlanan hazine yardımı olduğu, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırıların istihdam odaklı arttırılması amaçlı özel sektörü teşvik niteliğinde olduğu, davalı idarenin bu indirimleri davacı şirketin hak edişlerinden kesmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığında ticari nitelikte bulunması nedeniyle davacıya ticaret mahkemesinde bakılmalıdır. 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı TTK'nın 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, “görev ilişkisi” olup her zaman res'en göze alınması gerekir. Bu itibarla; mahkemece, davaya Ticaret Mahkemesi'nin bakması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
2) Bozma nedeni ve şekline göre; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/5029, K. 2015/3899, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama