KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/9978 E., 2015/5727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/10/2013
- Numarası
- 2012/87-2013/191
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 20.05.2009 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini, ancak sözleşmenin davalı yanca sebepsiz olarak 28.02.2011 tarihinde feshedildiğini, hizmet bedelinin ödenmesi konusunda sözleşmenin 7.j ve 7.k maddelerinin bulunduğunu, bu maddelerde bu sözleşmeden doğan her türlü ödemenin müşteri tarafından her ayın takip eden ilk 3 iş günü içinde ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılmaması durumunda temerrüdün başladığı tarihten itibaren temerrüt faizi talep edilebileceğinin düzenlendiğini, davalının sözleşmenin bu hükümlerine riayet etmediğini,
bu nedenle tüm sözleşme dönemindeki ödenmeyen geç ödenen alacaklar için temerrüt faizi tahakkuk ettirerek fatura düzenlediklerini ve davalıya ihbarname ile gönderdiklerini, faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3151E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davacıdan hizmet alımı yaptığını ve müvekkilinin 23.11.2010 tarihli ihtarnamesi ile 28.02.2011 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine davacının geçmişe dönük 72 faturaya ilişkin olarak sözleşmenin 7.k maddesi uyarınca dava ve takip konusu faturayı düzenleyip müvekkiline gönderdiğini, faturanın müvekkilince kabul edilmeyip iade edildiğini, müvekkilinin aldığı hizmetin tüm karşılığını ödediğini, davacının şimdiye kadar herhangi bir temerrüt faizi talebi olmadığını, BK'nın 113. maddesi uyarınca davacının faiz talebinin mümkün olmadığını, alacağın ne şekilde hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının asıl alacağını alırken faize ilişkin haklarını saklı tutmadığı, sözleşmenin başlangıcından akdin feshedildiğinin bildirildiği ihtarnamenin tebliğinden önce davacının bu konuda hiçbir talepte bulunmadığı, davalı tarafça sözleşmenin 28.02.2011 tarihi itibariyle feshedildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine davacının geçmiş 2 yıllık döneme ilişkin faiz faturası düzenleyerek ihtarname ile davalıya göndermesi ve daha sonra icra takibi yapmasının dava tarihindeki Borçlar Kanunu'nun 113. maddesine aykırı olduğu,
alacaklı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedebilmek için alacaklının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanarak icra takibi yaptığı bu nedenle takibinde kötüniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/9978, K. 2015/5727, 9 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama