KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/1784 E., 2015/8521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2015
- Mahkemesi
- . Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin kıdem ihbar tazminatları ile sair sosyal haklarının tahsili için davalı müflis aleyhine ... İş Mahkemesi'nin 2003/80 Esas sayılı dosyasından dava açtığını, davanın 04.07.2003 tarihinde karara bağlandığını, söz konusu kararı takibe koyduklarını, fakat o sırada davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle işlem yapılamadığını, iflas kararı sonrası ....
İflas Müdürlüğü'nün 2013/11 iflas sayılı dosyası ile iflas masası oluşturulduğunu, müvekkilince masaya kayıt için müracaat edildiğini, ancak iflas masasınca müvekkilinin alacağının bilirkişi incelemesi yoluyla hesaplattırılması gerekirken idare memurunca hesaplanarak 93.866,19 TL'lik kısmının masaya kaydedilmesine rağmen, 48.872,72 TL'lik kısmının haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, alacağını reddedilen kısmının iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis şirket iflas idaresi vekili, davanın 15 günlük yasal süresi içinde açılmadığını, masaya kaydı için talepte bulunulan alacakların bilirkişi marifetiyle hesaplanarak sıra cetveline kaydedildiğini, iflas masasınca hesaplama yapılmadığını, alacaklı tarafından asıl alacaklara uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu, bilirkişi raporundaki faiz oranının esas alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının sıra cetvelinin tebliği için masraf vermediği halde cetvelin tebliğ edildiği, cetvele ilişkin ilanların 02.12.2013 ve 28.11.2013 tarihlerinde yapıldığı, davacının en son ilan tarihi olan 02.12.2013 tarihinden 15 gün geçtikten sonra davayı 31.12.2013 tarihinde açtığı, dolayısıyla 15 günlük hak düşürücü sürenin kaçırıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu durumda mahkemece, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının noksanlığı bulunduğundan, HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi kısmen değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1784, K. 2015/8521, 28 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama