İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2283 K.2015/8227

23. Hukuk Dairesi

Esas2015/2283Karar2015/8227Tarih17 Aralık 2015Okuma7 dk · 1.409 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/2283 E., 2015/8227 K.·T.C. Yargıtay

Karar tarihi
17 Aralık 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.409 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

23. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde, taraflar arasında 31.05.2007 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmadan önce, davalı şirket işçilerinin sosyal tesislerde üçüncü kişilerden personel temini suretiyle görevlendirilmekle idareden işi aldığını ve davalı şirketin işçilerinin marifetiyle aynı hizmeti verdiğini, sözleşme akdedilmeden önceki döneme ilişkin olan davalı şirket işçileri ücretlerinin sosyal tesislerin gelirinden karşılandığını, bu ödemenin işveren sıfatıyla yapıldığını,

davalının personelinin istihdam edilmesine mukabil hizmet bedeli altında davalı şirkete fatura tanzim edilmek suretiyle hizmetin karşılığı ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı şirket ve işçileriyle hizmet sözleşmesi imzalamadığını, bilahare davalının işçilerinin mazeretsiz olarak işe gelmemeleri nedeniyle davalı tarafından iş sözleşmelerinin feshedildiğini, davalı şirket ile yapılan hizmet alım sözleşmesi ile davalı tarafından bir kısım çalışanın işyeri sigorta primleri ve stopajlarının davalı tarafından ödenerek aylık fatura tanzim edildiğini, davalı işçilerinin davacı personeli olmadığını,

işçilerin açtığı dava sonucunda işe başlama imkânı bulunmadığından, en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verildiğini, davalı işçilerinin tüm mali ve sosyal haklarının davalı tarafından karşılandığını, sorumluluğun davalıda olduğunu ileri sürerek, davalı işçilerine 16.07.2009 tarihinde yapılan 50.792,30 TL tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Kadıköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; işe iade davası açtıktan sonra tazminat ödenen işçileri TCDD'ye bağlı sosyal tesislerde çalıştırmak üzere işe alan ve ücretlerini ödeyen gerçek işveren sıfatına sahip olanın davacı olduğunun kesinleşmiş yargı kararı ile tespit edildiği, işçilerin kayıt üzerinde davalı işçileri olarak gösterilmesinin davacının işverenlik sıfatını ortadan kaldırmayacağı, davacının söz konusu işçilere yaptığı ödemeleri işveren sıfatı taşımayan davalıdan rücuen talep etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.

İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 146. maddesinde düzenlenen, “Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur.

Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.

Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin bozma ilamlarında; dava açan işçileri kendisine bağlı sosyal tesislerde çalıştırmak üzere işe alan, ücretlerini ödeyen davalının (T.C. .....), davacı işçilerin asıl ve gerçek işvereni olduğu, dava açan işçilerin kayıt üzerinde dava dışı ve 31.05.2007 tarihinde bu hizmetin ihale ile verildiği şirketin (..... Şti.) işçileri olarak gösterilmesinin davalının ... işletmesinin) işverenlik sıfatını ortadan kaldırmayacağı ve diğer şirkete de işverenlik sıfatı vermeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay .... HD'nin ... tarih ve ... E., ... K; .. tarih ve ... E., .. K., sayılı ilamları ile Dairemizin .. tarih ve ...E., ...K.; ...tarih ve .. E., ... K; ... tarih ve ... E.,... K; ... tarih ve ...E., ... K. sayılı ilamları da bu yöndedir.

Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca sözleşmenin eklerinden biri olan İdari Şartname'nin 4.7. maddesi, “Sosyal Sigortalar Mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır.” hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalının) sorumlu olacağı belirtilmiş olup, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından, davacının aslında asıl (üst) işveren olarak İş Mahkemesi ilamına göre ödemiş olduğu miktarın tamamını, davalı alt işverenden sözleşme uyarınca rücuen tahsilini talep hakkını haizdir.

Davacıyı işveren konumundan çıkarmak için yapılan muvazaa, taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında davacının rücu talebini engelleyici bir etkiye sahip değildir. Yargıtay ....HD'nin ... tarih ve ... E., ... K; ... tarih ve .. E., ... K. sayılı ilamları da bu yöndedir.

Bu durumda mahkemece, davalının kayden işçileri olduğu anlaşılan dava dışı işçilerin, işçilik hak ve alacakları nedeniyle davalı yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde açıkça düzenleme içeren, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca sözleşme eklerinden bir olan İdari Şartname hükmünün tarafları bağlayacağı, davacının İş Mahkemesi ilamına göre ödemiş olduğu miktarın tamamını davalı yükleniciden Teknik Şartname hükmü uyarınca rücuen talep hakkı bulunduğu gözetilerek, varsa ödeme miktarı belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava, davacı tarafından müdürlüğe bağlı .....Dinlenme ve Söğütlü - Çeşme Sosyal Tesislerinde çalışan bir kısım işçilerin haksız olarak iş akitlerinin feshedilmesi sonucu eksik ödenen ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, ikramiye alacağından dolayı ödenmek durumunda kalınan bedelin, 01.06.2007 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesi kapsamından davalıdan rücuen tahsili istemidir. Davacı ile davalı arasında 31.05.2007 tarihinde Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı, davaya konu bedelin ödendiği işçilerin iş akitlerinin kesinleşen iş mahkemesi kararlarına göre 06.06.2007 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.

Dosya içerisinde mevcut Yargıtay .. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar; ... Esas, ... Karar; ...Esas, ... Karar; ..Esas, ... Karar; ... Esas, ... Karar; ... Esas, ...

Karar sayılı feshin geçersizliği ve işe iade kararlarında, (.........) işverenin ... olduğu, 31.05.2007 yılına kadar ihale yapılmadan ve sözleşme imzalanmadan işçilerin işe alındıkları, işçilerin sigorta primleri ve stopajların ödenmesi koşulu ile dava dışı şirketler üzerinden gösterildiği, (önce ..sonra ..) ücretlerin genel müdürlük tarafından ödendiği dava dışı ...'nın işçileri tanımadığı, ... ile 31.05.2007 tarihli sözleşmeden önce 2002 yılından bu yana yöneticilerin şifahi talimatı ile işçilerin sigorta primleri ve stopajlarının ödenmesi koşulu ile bedeline karşılık hizmet bedeli altında fatura düzenlendiği,

işçileri işe alan ücretlerini ödeyenin ... olduğu, dava dışı şirketin sözleşme ile yardımcı hizmet üstlenmediği, 31.05.2007 tarihindeki sözleşme ile garsonluk ve temizlik hizmetinin dava dışı şirkete ihale edildiği, işlerine son verilen işçilere bir kısım belge imzalatmak istemeleri üzerine imzalamayan işçilerin iş akitlerinin 06.06.2007 tarihi itibariyle eylemli olarak fesh edildiği karar altına alınmıştır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyetince aynı tesbite yer verilerek, iade davası açıldıktan sonra tazminat ödenen işçileri ...'ne bağlı sosyal tesislerde çalıştırmak üzere işe alanın, ücretleri ödeyenin başka bir deyişle gerçek işverenin; kesinleşen yargı kararı ile davacı ... olduğunun sabit olması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı görüşünü rapor etmişlerdir.

Bu durumda rücuen tazminat şartları oluşmamıştır. Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin sorumluluğu davalıya yüklediği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne üstünlük tanımamız halinde de, dava konusu alacak eksik ödenen ücret ve ikramiye alacağı ile fazla çalışma ücreti alacağı olup, 31.05.2007-06.06.2007 tarihleri arasındaki eylemli 5 günlük sürede sözleşme öncesi doğan bu borçlardan davalıyı sorumlu tutmak hakkaniyete uygun olmadığı gibi sözleşmeyle sorumluluk kuralına da uygun olmıyacaktır. Davacı yüklenicinin sorumluluğu sözleşme kapsamı ve dönemi ile sınırlı olacağından sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılılmamış, belirtilen gerekçelerle kararın onanması görüşünde olduğumuz yönündeki azınlık görüşüdür. 17.12.2015

..... · Üye

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2283, K. 2015/8227, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. - Karar -
  5. -karşı Oy Yazısı-
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2283
Karar No
2015/8227
Tarih
17 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2283 K.2015/8454
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2284 K.2015/8234
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/2285 K.2015/6485
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/2286 K.2015/4856
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/2286 K.2015/6559
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/2287 K.2015/11287

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.