KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/8964 E., 2017/1232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. .... ile davacı vekili Av..... Misafir'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; taraflar arasında 25.03.2010 tarihli “Sistem Kullanım Anlaşması" ve "Bağlantı Anlaşması" imzalandığını, fider açıldığına dair bildirimin yapılmadığını, ihlâl gerçekleşmiş olsa bile ''Sistem Kullanma anlaşmasının'' cezai şartlar başlıklı 10. maddesine göre ihlâlin ....’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirilmemesi halinde ceza tahhakkuk ettirilebileceğini, 29.04.2013 tarihli Ocak 2012 dönemine ait 158.103,30 TL bedelli fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine,
davacı vekili 14.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava sırasında faturanın ihtirazi kayıtla 17.06.2014 tarihinde faizi ile birlikte ödendiğini ileri sürerek, 190.578,32 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeye göre uyarının ceza eylemine münhasır yapıldığı ve sona erdirilmemesi karşısında ve sözleşme ile amaçlanan uyarının geçmişe değil geleceğe ilişkin olduğu, ihlâlin sonuçlandırılmamasının ceza gerektiren hal olarak kabul edildiği, davalının önceki fider açmaları ile üst yazının uyarı yerine geçeceğine dair savunmasının kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 29.04.2013 tarihli Ocak 2012 dönemine ait 158.103,30 TL bedelli fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen 190.578,32 TL'nin 17.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8964, K. 2017/1232, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama