KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1946 E., 2018/5165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin ve müştemilatının genel temizliğinin yapılması, çay ve yemek servislerinin yerine getirilmesi amacıyla imzalanan sözleşme gereği 01.02.2012 tarihinden itibaren müvekkilinin davalı şirketin fabrikasında hizmet verdiğini, müvekkilinin sözleşme gereği kendi üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının hak ediş bedellerini ödemeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, hak ediş bedellerinin ödenmesi için davalıya mail ve faks olarak ihtar gönderildiğini, davalının ihtarı tebliğ almasında sonra ihtarı kaşeleyip imzalandığını,
davalı tarafa verilen hizmet sonucunda faturaların da davalıya gönderildiğini, 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesi gereğince davalının tebliği aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmadığı için fatura içeriği kabul etmiş sayıldığını ileri sürerek 37.273,05 TL. alacağın 19.04.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın faturalarının hiçbir şekilde tebliğ alınmadığını, ticari defter ve kayıtlarında görünmediğini, davalı taraftan hizmet almadıklarını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; her ne kadar davalı tarafça taraflar arasındaki akdi ilişki inkar edilmiş ise de davalının davacı tarafından sunulan sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafa 2012-2013 yılları arasında ödemeler yaptığı, ticari defterlerinde davacı alacaklarına yer verdiği, bu yazılı kayıtlar dikkate alındığında taraflar arasındaki akdi ilişkinin kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, davalının sözleşmeye dair itirazlarının yerinde olmadığı, alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya 37.273,05 TL. tutarında borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1946, K. 2018/5165, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama