KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2098 E., 2018/3936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ve ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi vekili Av. ..., davalılar ..., ... ve ... mirasçıları Av. ..., davacılar ... ve arkadaşları vekili Av.... ve davacı ... vekili Av. ... gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, muris arsa sahibi ...'nin, davalılardan ...'a arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapması için vekaletname verdiğini, arsa sahibi vekili olarak ...'ın diğer davalılarla 04.01.1989 günlü sözleşmeyi yaptığını ve davalılara taşınmazı devrettiğini, ancak davalıların inşaat başlayana kadar ödemeleri gereken ürün bedeli ve kamulaştırma bedelini ödemediklerini ayrıca daireleri süresinde teslim etmediklerinden kira zararları oluştuğunu ve diğer dairelere göre davacılara verilmesi gereken daireler arasında değer farkı bulunduğunu ve davalı vekilin, vekillik görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, ürün bedeli, kamulaştırma bedeli, kira tazminatı ve değer farkı bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar ve davalılardan kooperatif ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 22.11.2013 tarih ve 2013-4613 E. ve 7326 K. sayılı ilamıyla özetle; Muris ...nin dava tarihinden önce 14.01.1992 tarihinde vefat ettiği ve mirasçı olarak kendisinden önce ölmüş olan oğlu ...'nin çocuklarını da bıraktığı anlaşılmakla terekeye temsilci tayin edilmesi veya zorunlu dava arkadaşı olmaları nedeniyle mirasçıları olan... çocukları ....'nin davaya katılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra,işin esasına girilerek, hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; taşınmaz kamulaştırma sırasında davalılar adına kayıtlı olmakla bu bedelin istenemeyeceği, murisin davalı ...'a verdiği vekaletnamede ürün bedeline ilişkin düzenleme olmadığı ve taşınmaz devredildiğinden ürün bedeli istenemeyeceği, yine vekaletname ve 04.01.1989 tarihli sözleşmede hüküm olmadığından değer farkı da talep edilemeyeceği, yine 04.01.1989 tarihli sözleşmede dairelerin ne zaman teslim edileceğine dair düzenleme bulunmadığından gecikme (kira) tazminatı da istenemeyeceği gerekçesiyle, bilirkişi raporuyla belirlenen eksik ve kusurlu iş bedelinin davacıların miras payı oranında davalılar kooperatif ve ...'dan tahsiline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davacılar vekilleri ile davalılardan kooperatif ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama aşamasında tapu iptali ve tescili istemi ile eldeki davanın konusu olan istemler tefrik edilmiş, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin yargılamaya eldeki davadan bağımsız olarak devam edilmiştir. Tapu iptali ve tescili istemli dava, somut olayda istenen alacak kalemlerinin tespiti yönünden eldeki davanın esasını oluşturmaktadır. Bu itibarla mahkemece, tapu iptali ve tescili istemli davanın kesinleşmesi, bu dava açısından bekletici mesele yapılarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karşılaştırıldı.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2098, K. 2018/3936, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama