İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/221 K.2016/2809

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ....... dışındaki…

Esas2016/221Karar2016/2809Tarih2 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.207 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/221 E., 2016/2809 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.207 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ....... dışındaki davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, 2050 sayılı ..... Kooperatifi ile ..... sayılı ..... Kooperatifi'nin birleşerek müvekkili kooperatifin unvanını aldığını, davalılardan ....'nun 2050 sayılı ... Kooperatifi'nde yetkili memur olarak, diğer davalıların ise kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri olarak görev yaptıklarını, davalı .... ....'nun ....Mahkemesi'nin .... tarih ve ....

E., ....K. sayılı ilamıyla zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiğini, adı geçen davalının, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere görev yaptığı dönemde kooperatifi zarara uğrattığını, 20.03.2002 tarihi itibariyle zararın 20.298,06 TL olduğunu, diğer davalıların da kooperatif anasözleşmesinin 45 ve 46. maddeleri uyarınca söz konusu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek,

20.928,06 TL'nin bileşik faiz hesabının yapılarak ve faiz kapitalize edilerek 20.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı... davaya cevap vermemiştir.

Diğer davalılar vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, davalı.....'na yönelik talebin cezai sorumluluktan kaynaklanmasına rağmen, müvekkillerine yönelik talebin hukuki sorumluluktan kaynaklandığını, bu nedenle açılacak davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğunu, davanın açılması için genel kurulda karar alınmaması nedeniyle davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davalı ...'nun yetkili kooperatif memuru olduğunu, yaptığı yolsuzlukların, kooperatif kontrolörlerinin yaptığı üçüncü incelemede ancak ortaya çıkarılabildiğini, bu nedenle müvekkillerinin bu yolsuzlukları bilebilmelerinin mümkün olmadığını ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, .....Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine dair kararın, davacı vekili ve davalı .... dışındaki davalılar vekilince temyizi üzerine, Yargıtay .... Dairesi'nin .... tarih ve....E., .... K. sayılı ilamı ile, davacı kooperatifin merkezinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca göre yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak, ..... Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle

dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair verilen kararının, yine davacı vekili ve davalı ... dışındaki davalılar vekilince temyizi üzerine, Yargıtay .... Dairesi'nin .... tarih ve .... E., ....

K. sayılı ilamı ile, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle davacı kooperatifin tüzel kişiliği ve buna göre dava ehliyeti bulunduğundan Amasra Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, davacı kooperatifin bağlı bulunduğu Birliğin Sakarya'da olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talep edebileceği zarar miktarının tespiti için alınan bilirkişi raporlarının birbirini doğruladığı,

ilk raporda zarar miktarının 1.099,45 TL olarak belirlendiği, ikinci raporda ise 10.269,74 TL olduğunun belirtildiği, her iki raporun da hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.099,45 TL'nin 20.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı .... dışındaki davalılar vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.

1-Dava, kooperatif yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

5219 sayılı Kanun ile değişik HUMK'un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2013 yılı için 1.820,00 TL'dir.

Davalılar vekilince, 1.099,45 TL'nin tahsiline ilişkin hüküm temyiz edilmiştir. Bu miktar, bozulan hükmün verildiği 2002 yılı kesinlik sınırı olan 400,00 TL'nin üzerinde olup, bozma sonrası kararın verildiği 2013 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında ise de, 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK'a eklenen Ek Madde 4/2. hükmü uyarınca bozma sonrası verilen karar tarihindeki kesinlik sınırı uygulanamayacağından, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. madde hükmü ve 98. madde yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 336/5. madde hükmü uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ve 359. maddesi uyarınca denetçiler, yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar.

Kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi hükmüne göre, genel kurulca sorumluluk kararı alınması ve davanın denetçilerin tümü tarafından ya bizzat ya da vekalet vererek avukat aracılığı ile açılıp, takip edilmesi gerekmektedir.

Ancak bu hususlarda eksiklik bulunması halinde, bunlar dava şartı olmayıp sonradan tamamlanabilen usuli eksiklik niteliğinde olduğundan, dava hemen reddedilmemelidir. Esasen bu hususlar üzerinde mahkemece re'sen durulması zorunludur.

Somut olayda, davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı gibi dava, denetçiler ya da vekili tarafından da açılmamıştır.

Bu durumda, mahkemece, ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan davanın gelindiği aşamada görevde olan tüm denetçiler belirlenerek, bizzat davayı takip etmelerine veya davayı açan ve takip eden vekile denetçi sıfatıyla vekaletname vermelerine ya da vekaletname verecekleri başka bir vekil aracılığıyla davayı takip etmelerine ve davalılar hakkında eylemin kişi, konu ve kapsamını somutlaştıran bir sorumluluk davası açılmasına ya da işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin genel kurul kararının ibrazına olanak tanınması için HMK'nın 52, 53, 54 olarak davayı takip edeceklerini bildirmezler,

asıl olarak davayı takip etmezler ve sorumluluk ve 77/1. madde hükümleri uyarınca uygun bir kesin süre verilmesi, noksan olan bu usuli işlemler yerine getirildikten sonra esasa girilip, taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi, verilen süre içinde vekaletname vermezler ya da asıl davası açılmasına ya da davaya icazet verilmesine ilişkin genel kurul kararı sunulmaz ise davanın HMK'nın 54/son ve 77/1. madde hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, anılan eksiklik giderilmeden, yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, davalılardan ....'ın yargılama aşamasında 05.01.2005 tarihinde vefat ettiği, eşi dışındaki mirasçılarının davaya dahil edilerek, avukata verdikleri vekâletnamelerinin sunulduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, ....'ın mirasçıları vekiline, ....'ın eşi ....'ın vekâletnamesini sunmak üzere süre verilmesi, aksi halde anılan mirasçıya dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği gerekirken bu hususun gözardı edilmesi ve gerekçeli karar başlığında .... mirasçılarına yer verilmemesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan, gerekçeli karar başlığında 1899 sayılı.....Kooperatifi ile birleştiği anlaşılan davacı kooperatifin birleşmeden önceki unvanının yazılması, davalı ....'na gerekçeli karar başlığında yer verilmemiş olması HMK'nın 291/1-b maddesi hükmüne aykırı olmuş, 20.03.2002 olan dava tarihinin, 01.01.2006 olarak yazılması da hatalı olmuştur.

2-Bozma nedenine göre, davacı vekili ile davalı C.. A.. dışındaki davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

3-Kabule göre de; bir kısım davalılar vekilince zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmasına rağmen, yargılama aşamasında ve gerekçeli kararda zamanaşımı def'i ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan, dava dilekçesinde, davalıların, davacı kooperatife verdikleri zarar miktarının 05.04.2000 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan işlemiş faizi toplamı 20.928,06 TL'nin faizi ile birlikte tahsili istenmiş olup bu tutar üzerinden dava açılmıştır.

Bu durumda mahkemece, haksız fiile dayanan işbu davada, davacı tarafın zimmete geçirildiği belirlenen tutara, haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep edebileceği ve işlemiş faize ilişkin harcın yatırılmış olduğu, raporlar arasında zimmet tutarı yönünden çelişki bulunduğu gözetilerek, davalıların sorumlu olduğu miktarın, ayrı bir bilirkişiden rapor alınıp belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı..... dışındaki davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı ve davalı.... dışındaki davalılar lehine BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı.... dışındaki davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/221, K. 2016/2809, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/221
Karar No
2016/2809
Tarih
2 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/221 K.2016/8539
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/221 K.2016/7171
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/222 K.2016/4802
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/222 K.2016/11992
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/222 K.2016/9636
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/222 K.2016/9763

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.