KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2558 E., 2018/5265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ticari şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, kooperatifin ortağı olduğunu, aidatlarını ödemediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığını, çekilen kura ile dairesinin belli olduğunu, kooperatifin teslim edecek dairesi bulunmaması halinde bedelinin hesaplanarak kura tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile ödenmesini, ihracın iptali ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihraç kararını 01.08.2011 tarihinde aldığını ve üç aylık sürede davasını açmadığını, aidatlarını ödemediğini, kanuna uygun olarak ihtarnamelerin gönderilidğini, kuraların çekildiği yılda binaların bitmediğini ve ferdi mülkiyete geçilmediğini savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının aidatlarını kanuna uygun olarak çekilen ihtarlara rağmen ödemediği, ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından açılan davanın süresinde olduğu, davacının üyelikten çıkarılma tarihine kadar ferdileşme ve tapuya tescil işlemleri yapılmadığı, sadece noterde kura ile dairenin belirlendiği bu nedenle davacının dairesinin elinden alınamayacağı iddiasının yerinde olmadığı, üyelikten çıkarılma şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Konut yapı kooperatiflerinin ana sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca ortak hakkında verilen ihraç kararına karşı hak düşürücü süre olan 3 ay içerisinde dava açma veya verilen karar yönünden genel kurula itiraz yoluna gidilebilmekedir. Bu süre içerinde dava açılmaz veyahut genel kurula itiraz edilmez ise yönetim kurulu tarafından üye hakkında verilen ihraç kararı kesinleşir. Genel kurulun herhangi bir talep olmaksızın ihraç kararını gündeme alıp onaylaması üyeye yeni bir hak bahşetmemektedir. Bu nedenle genel kurul kararının üyeye tebliğine gerek olmadığı gibi tebliğ edilmiş olsa bile durum değişmeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, yönetim kurulunca verilen ihraç kararına karşı üye tarafından genel kurula itiraz edilmediği ve genel kurulun da yönetim kurulu kararından farklı yeni bir karar vermediği gözetilerek, Mahkemece davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçeler ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2558, K. 2018/5265, 13 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama