KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3431 E., 2019/176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı borçlu hakkında bonodan kaynaklanan alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle ... takibi başlattıklarını, takip kapsamında 1/2 hissesi borçlu adına kayıtlı olan taşınmazın kaydına haciz konulduğunu, aynı taşınmaz üzerine borçlunun eski eşi ve halen aynı evde yaşadığı davalı tarafından yine bonodan kaynaklanan takip nedeniyle haciz bulunduğunu, yapılan izale-i şuyu satışı neticesinde taşınmazın satıldığını ancak sıra cetvelinde davalı alacağının 1. sıraya yazılıp satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verildiğini, bu hali ile davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptali ile 1. sıradaki davalı alacaklıya ayrılan payın 2. sırada yer alan müvekkili şirketin dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu ile müvekkilinin 1998 yılında boşandıklarını, borçlunun ayrılığın ardından 3 ayrı evlilik daha yaptığını şu anda bir ... ile evli olup ...'da yaşadığını, takibe konu bononun tanzim nedeninin borçlu ile müvekkilinin müşterek 3 çocuğunun bakım ve gözetiminin uzun yıllardır müvekkili tarafından borçlunun maddi katkısı olmaksızın yapılması ve 1 kızlarının evlenmesi nedeniyle yapılan masraflardan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 15.06.2015 tarihli, 2014/10240 E. 2015/4558 K. sayılı ilamıyla, davalı alacağının davacı alacağından daha önce doğduğunun kabulü ile sonraki tarihte doğan davacı alacağı bakımından muvazaa yaratılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3431, K. 2019/176, 28 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama