KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4922 E., 2019/4063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile ... ve diğerleri vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... gelmiş davalılardan ...'a çıkartılan tebligatın vefat etmesi nedeniyle bila ikmal iade edildiği anlaşıldığından ve davacı vekilinin duruşma talebinden vazgeçtiğini beyan etmesiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan bir kısmının murisi olan ... ve davalı ... arasında 03.07.1992 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede %50 oranında paylaşımın kararlaştırıldığını, ancak müvekkiline isabet eden 9, 49 ve 76 nolu bağımsız bölümlerin bugüne kadar müvekkili şirket adına tescil ettirilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu iptali ve tescilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekilleri, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemişlerdir. Davalılar ... ile ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; inşaatın bitirilip 07.01.2000 tarihinde iskanının alındığı ve bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine teslim edildiği, TBK'nın 151 ve 156/2 maddelerinde zamanaşımının kesilmesi ve durması hallerinin düzenlendiği iki istinasının da senetle ikrar edilme ve bir hükümle sabit olma hallerine ilişkin olduğu,
davacı her ne kadar Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/678 E-2007/272 K. sayılı dosyası ile dava açmış ise de kararın 06.06.2008 tarihinde kesinleştiği ve o davada dava konusu taşınmazların dava konusu edilmediği ve iskanın alındığı 2000 yılından dava tarihi olan 10.11.2014 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımının geçtiği ayrıca TBK'nın 147/6. maddesinde de iskandan itibaren 5 yıllık süre içerisinde dava açılacağı düzenlendiğinden 5 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4922, K. 2019/4063, 7 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama