KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5551 E., 2019/4307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müflis ...'in müvekkiline 41.400,00 TL borçlu olduğunu, alacağın kaydı için müflisin iflas masasına başvurularının iflas idaresinin 36 no.lu örnek kararıyla reddine karar verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin 41.400,00 TL alacağını iflas masasına reeskont faizi ile birlikte alacak kaydının tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idare memurluları, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacak talebinin iflas dairesinin 29.11.2010 tarihli kararla reddedildiği, kararın davacı şirkete 13.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 29.12.2010 tarihinde açıldığı, İİK'nın 235. ve 223. maddelerine göre davanın yasal süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Davayı takip eden davalı müflis şirket adına iflas idare memurları dosyaya vekaleten değil iflas idare memuru sıfatı ile katılmıştır. Dolayısıyla vekil ile temsil ettirilmeyen dosyada vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekli iken hatalı olarak davalı yararına vekalet ücreti takdiri yapıldığı anlaşıldığından, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5551, K. 2019/4307, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama