KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6480 E., 2019/4427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki haksız işgal tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, aidatlarını ödemediğini, açtıkları tazminat davasının reddedildiğini ve temyiz incelemesi sonucu bozulduğunu, mahkemenin bozma ilamına uymasına karşın davayı takip etmediklerini ve sonrasında işbu davayı açtıklarını, davalının istifasının kooperatife ulaştığı 20.04.2002 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil alacağını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcunu ödediği için tapusunu aldığını, üç yıl geçtikten sonra kooperatiften istifa ettiğini, kooperatifin uzun yıllardır tasfiye aşamasında olduğunu, para toplamaya çalışmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davacının açmış olduğu tazminat davasında temyiz incelemesi sonucu Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi istifanın gerçekleşmesi halinde davalının daireyi kooperatife geri vermesi gerekirken vermediği, genel hizmetlerden yararlanma karşılığı olan genel giderler ile dairede oturmasının karşılığı ecrimisil alacağından sorumlu olacağı, ecrimisil alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kanulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız işgal tazminatına istemine ilişkindir. Kooperatif amacına ulaşıp. 1163 Sayılı Kanun'un 81/2 maddesi uyarınca tasfiye sürecine girmiştir. Bu halde kooperatif üyeden taşınmazını geri alamaz. Hal böyle olunca davalı üyenin taşınmazında oturmasında kötüniyetli olduğundan bahsedilemez.
Bu durumda mahkemece davalının istifa tarihinde kooperatifin ortaklarına bağımsız bölüm teslim edip etmediği, ferdi ilişkiye geçilip geçilmediği, kanunda aranan şekli ile amacına ulaşıp ulaşmadığı belirlendikten sonra, davalı kooperatif üyesinden taşınmazın iadesi istenilmediği hususu göz önüne alınarak davalının kötü niyetli olup olmadığının belirlendikten sonra ecrimisil hakkında bir karar verilmesi gerekirken Yargıtay bozma ilamına yanlış mana verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6480, K. 2019/4427, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama