KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7001 E., 2019/4960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Asli müdahil
- —
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı şirketin 26.05.1993 yılında Düzce Ticaret Sicil Memurluğunda tescil edildiğini, sermayesinin 200.000TL olduğunu, şirketin 200.000TL'lik sermaye ile 03.09.2008 tarihinde naklini İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna aldığını, şirketin kaliteden ödün vermeden teknolojik gelişmelere ayak uydurarak ve değişen yaşam standartlarında en iyiyi sunmaya çalışarak her yıl ticari kapasitesini artırdığını, bilanço tablosu ve gelir tablosu birlikte dikkate alındığında iflasa karar vermek,
müvekkili firma gibi büyümeyi ve az kâr pahasına da olsa müşteriye en iyiyi sunmayı hedef haline getirmiş bir çok küçük işletmeyi de müşterisiz bırakacağını ve devamında bir çok işçinin işsiz kalacağını, müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren müşteri potansiyelini hızla artırdığını, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini, ancak ülkemizin sayısız yatırımcıyı olumsuz etkileyen Çin ekonomi politikasının her sektör gibi kereste sektörünü de vurduğunu belirterek davacı şirketin borca batık olduğunun tespiti ile İİK'nun 179. ve ilgili mevzuat gereğince iflasının şimdilik bir yıl süre ile ertelenmesine,
şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasına, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahiller beyanlarında ve dilekçelerinde, davacı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece davanın reddine davacı şirketin iflasına dair verilen karar Yargıtay 19.Hukuk Dairesince 27.10.2010 tarihli 2010/9794 Esas 2010/12096 Karar sayılı ilamı ile mahkemece sermaye artırımının yerine getirilip getirilmediği konusunda şüphe ve tereddüt mevcut ise bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş bozma ilamına uyma kararı sonucu yapılan yargılamada şirketin bozmadan sonrada halen 2007 yılında hazırladığı iyileştirme projesine dayandığı,
verilen kesin süreye rağmen davacı vekilinin yeni bir iyileştirme projesi sunmadığı, belli bir aşamaya geldikten sonra tedbir kararının da devam etmesi nedeniyle davacının davasını takipsiz bıraktığı, bozma ilamından sonra alacaklılarıyla borç yapılandırma çabasına girmediği ve yalnızca tedbirin faydalarından yararlanmak için bu davayı açtığı, bu nedenle davacının iflas erteleme talebinde samimi olmadığı gerekçesiyle davacının iflas erteleme talebinin reddine ve iflasına karar verilmiş,
kararın davacı vekilince temyizi üzerine mahkemece ek karar ile temyiz istemi süresi geçirildikten sonra yapılmış olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7001, K. 2019/4960, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama