KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/9424 E., 2019/5059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla başka gelen olmadığından duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tamamı müvekkili adına tescil edilmesi gereken, müvekkiline tahsisli bağımsız bölümün ½ hissesinin, hiç bir hukuki sebebe dayanmadan, yolsuz bir biçimde, kooperatif yönetim kurulu üyesi diğer davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tamamının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıya diğer kooperatif üyelerinden fazla arsa payı verildiğinden müvekkiline hissedar olduğunu, bu hususun genel kurulca da karara bağlandığını, öte yandan davalının yıllarca aidatlarını ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, bu davada müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, tarafların rızaları ile tapuda tesis edilen işlem nedeniyle müvekkiline herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 14.12.2012 tarih, 5220-7384 E.-K. sayılı ilamıyla bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının 2. Bodrum kattaki 1 nolu bağımsız bölümün ½ hissesini 21.10.2003 tarihinde tapuda satın aldığı, satın alma işlemini bizzat yaptığı, bu işlemden yaklaşık 5 yıl sonra dava açtığı dikkate alındığında ve sahibi olduğu bağımsız bölümün arsa payının, diğer bağımsız bölüm maliklerinin iki katı fazla olması sebebiyle yapılan tahsis işleminin davacı açısından bir hak kaybı yaratmadığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden husumetten, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle davacı ortağın diğer ortaklara tahsis edilen bağımsız bölümler ile kendi hissesi arasında değer farkı bulunması halinde bunu her zaman davalı kooperatiften talep edebilecek olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/9424, K. 2019/5059, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama