KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/122 E., 2020/1407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan fatura ve belgelere dayalı alacağının bulunduğunu, 27.975,72 TL alacağın tahsili için 12.12.2012 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/25249 sayılı ilamsız takip dosyasının davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket tarafından davacı firmanın avukatına kurye ile 18.01.2013 tarihli tahsilat makbuzu karşılığında teslim edilen 31.01.2013 keşide tarihli 16.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiğini savunarak davanın reddini ve %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiş, 15.04.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında asıl alacağın bakiye kısmı 9.402,18 TL yönünden davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline 11.09.2014 tarihli celsede HMK'nun 324/1 maddesi uyarınca 2 haftalık kesin sürede bilirkişi ücretini yatırması hususunun ihtar edilmesine rağmen bilirkişi ücreti yatırılmadığından davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığından ve davacı açıkça yemin deliline de dayanmadığından sübut bulmayan davanın redddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de 15.04.2014 tarihli ön inceleme tutanağında davalı vekilinin 9.402,18 TL asıl alacak yönünden davayı kabul ettiği ferileri ile ilgili talebi kabul etmediği görülmektedir. Kabul davayı kesin olarak sonuçlandıran bir taraf işlemidir ve mahkemeyi bağlar. Kabul edilen bu kısımla ilgili bir delil toplanmasına da gerek yoktur. Bu durumda mahkemece davacıya verilen mehil uyarınca bilirkişi ücreti yatırmaması nedeniyle ancak davacının alacağının ferileri ile ilgili red kararı verilebileceği halde davalı tarafça kabul edilen kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de davadan önce ödenen 16.000 TL alacak yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmemiş olmasıda doğru değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/122, K. 2020/1407, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama