KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/288 E., 2020/1720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile akdetmiş olduğu sözleşme uyarınca ihale ile yüklenen güvenlik hizmeti işini 21.12.2013 tarihinde tamamlandığını, sözleşme hükmü gereği müvekkili şirket tarafından sunulan hizmet dolayısı ile fatura kesildiğini ve cari hesap ekstresi tutulduğunu, buna göre 32.065,12 TL alacaklarının mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından eksik ödeme yapıldığını, bu nedenle 18.03.2014 tarihinde noterden ihtarname gönderdiklerini, davalı tarafından ihtarnameye verilen cevapta yapılan kesintilerin müvekkili şirket işçilerine ödenen kıdem tazminatı ve işçilik alacakları olduğunu belirttiklerini,
davalı ile yapılan hizmet temini sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı alacağından müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, ancak kıdem tazminatına hak kazanma şartları oluşmaksızın davalı şirket tarafından bu gerekçe ile kesinti yapılmasının hukuken korunur bir yanı olmadığını ileri sürerek; şimdilik 1.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişı ıslahla talebini 32.065,12 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, davacı şirketin kendi bünyesinde 13 ay süre ile çalıştırmış olduğunu işçilerin kıdem tazminatlarını ödemediğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında asıl işveren -alt işveren ilişkisi mevcut olduğunu, işçilerin kıdem tazminatından öncelikle davacı şirketin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; işçi ile yüklenici işverenler arasındaki iş sözleşmesinin 1475 sayılı İş Kanunu 14. Maddesinin belirttiği şartlarda henüz feshedilmediği, başka bir ihale yapılması halinde yeni yüklenici ile eski yüklenici arasında iş yerinin devri söz konusu olduğu, işçinin henüz kıdem tazminatı hakkı doğmayacağı, bu durumda hapis hakkının şartları oluşmadığı ve davalı tarafından yapılan kesintinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 32.065,12 TL nin 1.000,00 TL sine dava tarihi 14.04.2014 den, 31.065,12 TL sine ıslah tarihi olan 06.07.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/288, K. 2020/1720, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama