KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/113 E., 2020/4105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat Anıl Tuncay ile davalı vekili Avukat ...n gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde müvekkili şirketin medya hizmet sağlayıcısı olduğu yayın grubuna ait kanallarda davalının reklamlarının yayınlandığını, verilen hizmet karşılığı müvekkilinin davalı şirketten faturadan kaynaklı 298.324,55 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde davaya cevap vermeyerek davayı inkar ettiği, daha sonraki aşamalarda da raporlara itiraz ederek inkarını devam ettirdiği, davacı tarafça sunulan rezervasyon listelerinde yer alan bilgilerin reklamların yayınlandığını göstermeyeceği, bu durumda davalı tarafın inkar ettiği akdi ilişkiyi ve bu ilişki kapsamında reklam yayını hizmeti verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, sunulan delillerin ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HMK 222/1 maddesi mahkemece talep halinde veya kendiliğinden ticari defterlerin ibrazına karar verebilir. Bu hükme riayet etmemenin sonucu ise kanunun 220/3 maddesinde gösterilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı tarafından yerine getirildiği iddia edilen hizmete ilişkin faturaların usulünce düzenlenmiş, davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, hizmet faturalarının davalı tarafa usulünce tebliğ edildiği, süresinde davalının faturalara yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, bu yönde bir iddianında davalı tarafça ileri sürülmediği anlaşılmaktadır.
Defter tutma zorunluluğu bulunan davalı tarafın ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi, davalı aleyhine delil teşkil etmesine göre, HMK’nın 220/son maddesi uyarınca davacı tarafça sunulan defter ve kayıtlar gözetilerek oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece usulüne uygun tutulmuş davalı defterleri aleyhine bir delil ibraz edilip isbat edilmemesi, çıkartılan ihtara rağmen davalı defterlerinin ibraz edilmemesine herhangi bir sonuç bağlanmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/113, K. 2020/4105, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama