KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/2169 E., 2020/3286 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasdan reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı kooperatif vekili Avukat ... ile davalılardan ... ve ... vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olduklarını ve genel kurulca ibra edilmediklerini, 10.02.2013 tarihli genel kurulda aleyhlerine yasal yollara başvurmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, davalıların kooperatifin kuruluşundan 22.11.2008 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptıklarını ve görevleri süresince kapatılmamış avanslar, usulsüz ve yüksek tayin edilmiş aylık huzur hakkı ücretleri ile yetkisiz temsilciler tarafından mali işlerin idare edilmesi suretiyle davacı kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 70.000,00 TL’nin 22.11.2008 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davalı müvekkillerinin davacı kooperatiften hiçbir şekilde huzur hakkı almadıklarını, davalılar üzerinde kalmış kooperatif parası bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın denetçiler tarafından açılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı kooperatifin davalı eski yöneticiler tarafından zarara uğratılmadığını, davacı kooperatiften huzur hakkı olarak toplam 18.400,00 TL alacağı bulunan davalının bu alacağının bir zarar tespit edilmesi durumunda zarardan mahsup ve takasını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalıların yönetici olduğu dönemde kooperatifin üyelerinden toplamda 2.292.354,64 TL gelir elde edildiği, kooperatif tarafından yaptırılan binalar ve gider kalemleri incelendiğinde mevcut imalat düzeyi de dikkate alınarak yaklaşık maliyetin 2.501.708,27 TL olduğu, davalı yönetim tarafından belgesiz olarak harcandığı iddia edilen 1.428.334,24 TL kapatılmayan avansın mevcut inşaat seviyesi de nazara alındığında kooperatife harcandığının tespit edildiği,
genel kurul kararı olmaksızın yöneticilere huzur hakkı veya emanet komisyonu karı adı altında ödeme yapıldığına dair davacı iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/2169, K. 2020/3286, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama