İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/2666 K.2019/5468

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi…

Esas2018/2666Karar2019/5468Tarih19 Aralık 2019Okuma4 dk · 792 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2018/2666 E., 2019/5468 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında, davacıya ait 4 ve 5 numaralı parsellere ilişkin 03.05.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinden itibaren 18 +6 ay sonunda inşaatın anahtar teslim şeklinde teslimi gerekirken davalı yüklenicinin sözleşmeden itibaren yaklaşık 22 ay geçmesine rağmen edimlerini yerine getirmediğini, 23.09.2013 tarihi itibariyle halen tevhit işlemi için dahi başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davacının ifaya yararı kalmadığı gibi kalan süre içinde inşaatın tamamlanarak tesliminin de imkansız olduğunu, bu nedenle 26.02.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini,

davalının sözleşmenin 4. maddesinde yer alan cezai şartı ve menfi zararları karşılamakla yükümlü olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshinin haklı olduğunun tespiti ile 100.000,00 TL cezai şart alacağı ile şimdilik 10.000,00 TL menfi zararın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.06.2015 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, menfi zarar talebini arttırarak, 140.000,00 TL'nin tazminini istemiş, birleşen davada ise, davalının kusurlu olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalı vekili, tevhit işlemlerinin 6 ay sürdüğünü, gecikmenin davacının projeye onay vermemesinin ve imza vermemesinin sebep olduğunu, sözleşmenin süresi sona ermeden feshedildiğini, feshin geçersiz olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca arsa sahibi tarafından sözleşmenin süreden önce feshi halinde yükleniciye cezai şart ödenmesinin zorunlu olduğunu, ayrıca davacı yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle kâr kaybı yaşadığını ve sözleşme nedeniyle yaptığı masraflardan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL kâr kaybı, 10.000,00 TL masraf bedeli ve 20.000,00 TL cezai şart bedelinin faiziyle birleşen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı arsa sahibinin sözleşmeyi, sözleşmenin bitim tarihine 3,5 ay kala feshettiği,

davalı yüklenici tarafından o tarihe kadar yapılmış faaliyetler nazara alındığında dava konusu binanın kalan süre içerisinde tamamlanmasının mümkün görülmediği, bu durumda davacı arsa malikinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı, davalı yüklenicinin sözleşmenin 4. maddesinde yer alan cezai şartı ödemekle ve davacının menfi zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu, davalı yüklenicinin ise kusurlu olması nedeniyle herhangi bir zarar talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 100.000,00 TL cezai şart ve 140.000,00 TL menfi zarar bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline; birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;

Dairemizin 25.06.2018 tarih ve 2015/8759 E., 2018/3696 K. sayılı kararıyla, asıl dava yönünden temyiz yoluna başvuru harcı ile nispi temyiz karar harcının yatırılması için HUMK'nın 434/3. maddesi uyarınca muhtıra çıkarılması, sonucuna göre gerektiğinde aynı madde hükmü uyarınca mahkemece bir karar verilmesi ve temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, geri çevrilme sonrası davalı adli yardım talebinde bulunmuştur.

Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin Yargıtay'a yapılacağı 6100 sayılı HMK'na 336/3. maddesinde hükme bağlanmış ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır "hükmüne yer verilmiştir.

Hükmü temyiz eden davalı HMK’nun 336/2. maddesinde öngörüldüğü üzere müvekkilinin mali durumunu gösterir nitelikte herhangi bir belge sunmadığı görüldüğünden davalının yapmış olduğu adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dairemizin 25.06.2018 tarihli geri çevirme ilamı gereği; davalıya eksik temyiz harcını ikmal etmesi için gönderilen muhtıra usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, süresi içinde harç yatırılmadığından asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;

A)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b)Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri isteyebilirler. Yüklenici tarafından arsa sahibinin arsasına yaptığı faydalı masrafları fesih iradelerinin birleştiği ya da bu şekilde bir irade birleşmesi yoksa fesih hakkındaki mahkeme kararıyla birlikte bedelini isteyebilir. Somut olayda, davacı yüklenicinin gerçekleştirmiş olduğu tevhit işlemi davalı arsa sahibinin yararınadır. Davacı yüklenicinin kusuru ile feshedilse dahi yapılan tevhit işlem bedelini davalı arsa sahibinden isteyebilir. Bu nedenle, davalı arsa sahibinin yararına olan tevhit bedelinin tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin süresinde harç yatırılmadığından temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/2666, K. 2019/5468, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2666
Karar No
2019/5468
Tarih
19 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/2667 K.2019/9609
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/2668 K.2019/9608
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/2672 K.2019/9825
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/2672 K.2019/11571
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/2674 K.2019/12233
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2675 K.2019/8262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.